YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Levent Kaya

Bitüün, Ak Ay bayramı, Ziyaretler, Anhbayar hoca, Çoir Başkanı

Geçen hafta dediğim gibi, Pazar günü akşam olmadan hocamlara gitmiştik. Önceki buluşmamızda bayrama Samet’i de davet ettikleri için o da birlikte geldi. Çok şanslı olduğunu şimdiden söyleyeyim; buraya geleli daha ancak bir ay oldu, pek çok kişinin görmediği bir yeni yıl bayramı görüp geçirdi.


Gittiğimizde masanın üstü doluydu. Moğollar arife gününe “bitüün” derler ve evdeki kışlık yiyecek ne varsa tümünü masaya koyarlar. Geleneğe göre yenin birine onlar kalmaz. Yine geleneğe göre yeninin birinden sonra et ve hamur ağırlıklı değil, daha çok süt ve süt ürünleriyle beslenmek gerekir. Şehirde becerebilirseniz bu kurala uyarsınız. Bu arada akrabalar bir birleriyle “bitüün” paylaşırlar. Vardığımızda evde olağan ev halkından başka hocamın ikiz kız kardeşlerinden birinin eşi vardı. Biraz oturup onunla lafladık. O çıktıktan biraz sonra diğer ikizin eşi geldi. Onunla da bayramlaştık. Onlar gittikten biraz sonra hoca hanımın yeğenlerinden ikisi geldi. En son hocamın Ulaanbaatar Üniversitesinde çalışan kardeşi eşiyle geldi. Aslında bu geliş gidişler daha kalabalık ve hareketli olur ama bu yıl hükümet coronavirus yüzünden “evinizde oturun” dediği için insanlar çoklukla pek gezinmemeyi tercih ettiler. Bir kısmı bayram bile kutlamadı.


Bilgee keteleri kat kat dizip keş ve kurutlarla donatırken Samet fırsatı değerlendirip filme aldı. Buna karşın sabah erken kalkarız diye erken yatmayı tercih ettik. Gerçekten de tam kalkmayı düşündüğüm zamanda uyandım. Aşağı indiğimde bayram hareketliliği ancak başlıyordu. Güneş biraz yükseldikten sonra hocam deelimi giymemi söyledi. Tam giyinip hazırlandığım sırada Tsoomoo ve damat çocuklarla birlikte geldiler. Töresince hep birlikte bayramlaştık. Ama sanırım önceki akşam at bakmaya kısa süreliğine avluya çıktığımda midemi üşütmüşüm. Rahatımı çok bozmadı ama midem soğuk ve şekerli şeyleri yutmama izin bile vermiyordu. Dolayısıyla daha çok kete yiyip sıcak sütlü çay içtim.


Saat 10’a gelirken gençler eşlerinin ailelerini de ziyaret için evden çıktılar. Onların peşi Samet ile biz de izin isteyip evimize döndük. O arada evde iki hocam baş başa kalmıştı. Bizden sonra ziyaretçileri gelmediyse sessiz sakin okutup beklemişlerdir.


Her yer kapalı, ekmek yok, gereklerimizi mecburen “nice to CU”lardan edinmeye çalıştık.


Eve geldiğimizde uykudan bayılacak gibiydim. Beklemeden yatıp bir saati aşkın uyuduğumda, eski can dostlarımdan Nandinhüü aradı. Bir önceki günden bugün bayramlaşmayı konuşmuştuk. Babasının evindeymiş, beklediğini söyledi. Sanhüü amca eski bildiğim evinden çıkalı epeyi zaman olmuş. Ama yeni evi kolay yerde. Nandinhüü bana tarif etti ve yarım saat geçmeden oradaydım. Onların evi daha kalabalıktı. İnsanın beş çocuğunun üçü torunlarla birlikte yanında olunca ev ister istemez kalabalık oluyor. Ama deelle apartman dairesinde oturunca sıcak insanı bunaltıyor. Oradan eve döndüğümde güneş batmamıştı ama uykum hâlâ eksikti. Saat 7 buçuk olmadan yatağıma girmiştim. Bayılmış gibi kendimden geçmişim.


Ertesi gün on beş yıl önce ders verdiğim okulun sahibinin evine de gidip bayramlaştım. Bu insanların tanıdığım ve evlerine gidip bayramlaştığım iyi olmuş. Artık CU’larda da ekmek bulunamıyor. Dolayısıyla hazır ügrelerden patlattık. Ekmeği tutumlu kullanmamız gerekiyor.
Yeninin üçünde öğleden sonra site içindeki bakkal açıldı. Ekmek yoktu ama en azından yeni suyumuzu aldık.


Sonunda dördüncü gün Anhbayar hoca Samet’i yemeğe davet etti. Zaten THY’da imiş, yakın yerde idi. Biz de çok geçmeden evden çıkıp buluştuk ve söyleşinin keyfinden 5 saatin nasıl geçtiğini anlamamışız bile. Bu gün her yer yeniden açıldı ve yavaşça da olsa işler olağan akışına girmeye başladı. Markete gidip evin tüm eksiklerini almaya çalıştık.


Cuma Samet Gobi’ye gidip döner yemeye kararlıydı. Dolayısıyla çeviri dışında günün ana etkinliği bu oldu. Karnımızı bir güzel doyurduk ve akşam kimse bir şey yemek istemiyordu.


Cumartesi günü İsmail çıkan bir iş için iş yerine uğramamı isteyince yeniden Gobi’ye gittik. Bu fırsatla, bayramda görüşemediğim, geçmişte üç dönem Çoir belediye başkanlığı yapmış çok saygın bir büyüğümle de buluşup güzel Türk yemeği yedik. Akşam kitabın birinci defterinin dördüncü bölümünü gözden geçirdim.


Pazar günü erken kalkıp çevirimi erken bitirdim. Bayanaa iki paket çay aldı. Akşam barbunya, pilav ve salata hazırlayıp harika bir yemeği tarihe gömdük. Hocamın kitabını çalışıp bir bölümü daha bitirdim.
Havalar olağan dışı ılık.

YORUMLAR
Yorumunuz başarıyla kaydedildi
Krep, HES, Çıkış yazısı, Bebeğe battaniye, Gecikmeli uçuş, Atilla, Ev, YağmurBağırsak, Arıza, Serum, İlaçlar, ''Git'' Dolar lobisi, NineKeyfim yok, Nane molla, Ansagan, Dokken, Kahvaltı, HastalıkDiştenmiş, Sırtım, Ders yılı, Bayram, Caffe Bene, Kavurma, BaklavaCanım çenemde, Su soğuk, İlaçlar, EmanetDan, 13üncü Savaşçı, Batarya, Tören, Hakan BeyTEDY, Sel, Hürrem, Roman, Naadam, Avarga, ZaanVize, Para gönderme, Maydanoz, AB Kimliği, Yağmur, Uyku, TövşintulgaBilet, Tümenbayar, Dolu, Altan-Od, Boya kalemleriMasaj, Sıcak, Roman, Öykü anlatıcılığı, Polen esintisi, Babalar günüYazarın Tüm Yazıları