YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Levent Kaya

Doğum günü, Erdenebold hoca, Döner dönemedi, Bahar geldi

Pazartesi bir yandan Samet derse hazırlanırken, ona hoca hanımın doğum günü olduğu için bugün gelemeyeceğini söylemem gerekiyordu. Aklımda gün içinde ona hediye alıp ertesi gün derse geldiğinde takdim etmek vardı.

Her zaman olduğu gibi Bilgee yardıma yetişti ve ne olduğunu hatırlamadığım bir şey sordu. Ben de bu fırsatla doğum gününü sordum. “Babamın arabasıyla geldim. Akşam eve giderken sizi alayım” dedi. Hemen Samet ile çıkıp hediyelik bakmaya başladık. Sokağın başındaki dükkâna girdiğimde mor renkli taşları olan, biraz da iddialı bir takı takımı hoşuma gitti. Ama pişman olmamak için birkaç dükkân daha görmek istiyordum. İkinci ve üçüncü dükkânda dikkate değer bir şey görmedim ama dördüncünün tezgâhında karşılaştığım su mavisi taşlı takım işi bitirdi. Artık pişman olmamak için başka dükkâna geçmeye bile gerek görmüyordum. Zinciri yoktu ve zincir gözü çok ufak olduğu için uygun bir zincir de bulamadık, ama bu güzelliği bırakmamak için o ayrıntıyı hoca hanıma bıraktım. Hediye paketine koyup seti aldım.


Akşama Bilgee geldi ve eve gittik. Ortalık Tsolmon ve bebekler de evde vardı ama yeğenler tatilde evlerinde oldukları için ev sanki daha sakin gibiydi. Ortalıkta bir doğum günü havası bile yoktu. Ben durumu hocama fısıldarken Tsolmon da bize kulak misafiri olmuş. Yok, mok, falan dediler ama biraz sonra pasta ortaya çıktı. Bir ara hocam, “Hadi bekleme, ne vereceksen şimdi ver,” dedi. Hiç hazırlığım da yoktu ama ne diyeceğimi bilmiyorum derken uzun bir konuşmadan sonra kabul etmesini umarak hediyemi takdim ettim. Biraz daha oturup evimize döndük.


Ertesi gün hoca hamın derse gelirken lacivert renkli deeli ile yeni küpelerini ve yüzüğünü takmıştı. Bana “Bak, bu takım bu giyimime güzel uydu” diye gösterdi. Evet, ben de beğendim. Akşamki bizim İngilizce dersini ise Çarşamba’ya erteledik.


Bu hafta İngilizce derslerini Çarşamba ve Perşembe akşamları geçirdik. Ama hoca hanım memleketten gelenler olduğu için ders yapamayacağını söyledi.


Cuma günü apartman aidatını ödedim ve Adil Yılmaz’ın kayıt yenileme işlemi için dört saat bekledim. Bu arada yanıma danışmanı Erdenebold hoca da uğradı. Şaka yapmıyorum, bu arkeologlar hep birbirine benziyor. Sanki Adil hocanın kilolu versiyonu. Eve dönerken beklemekten yorulduğumu ancak fark ediyordum. Bu fırsatla, geçen hafta kendi kaydım için unuttuğum kankam Emre Erim Çolak’a da teşekkür ediyorum.


Eve girdiğim anda hocamlar aradı. Ameliyattan önce ameliyat sonrası döner yemek için sözleşmiştik. Gobi’de döner yalnızca Cuma günleri çıktığına göre gün de belliydi. Dünden beri karantinanın genişletileceği söylendiğini mazeret gösterip “Oraya kadar gitmesek olmaz mı?” dediler. Bunun üzerine dizgini başka yöne kırdık. Anlaşılan memleketten gelenlerle bayram hazırlıklarına girişmişler, hoca hanım bu nedenle yorgun görünüyordu. Bir de yemekle uğraştırmadığımız iyi olmuş. Yemekten sonra biraz laflayıp zaman geçirelim dedik ama hoca hanım gerçekten yorgundu ve bayrak inmişti. Öyle olunca paydos verdik ve herkes evine gitti.


Cumartesi günü hiç istemememe karşın öğlen 12de uyandım. Geç yatıp geç kalkınca o uyku hali tüm gün üstümden kalkmıyor. Akşamki ders için alıştırma hazırladım. Sağlam bir yemekten sonra derse gittim ama öğrencilerim “Eve misafir geldiği için” gelmeyeceklerini bildirdi. Biz de Recai usta ile çay içip lafladık. Ne iyi öğretmenim, değil mi?
Eve dönünce biraz video gözledikten sonra hocamın kitabına çalıştım. Yaşasın, dördüncü bölüm bitti.


Gece saat 3’e gelirken yatmama karşın Pazar sabah görece erken uyandım. En azından saat 10 olmadan bilgisayarımın başına geçmiştim. Dün kış bitti, bugün açık biçimde bahar başladı. Gerçi, yılbaşı tam bir hafta sonra ama olsun. Bahar dediysek, Moğolistan baharı, sizin oraların kış kıvamı sayılır. Türkiye’de Şubat ayında açan “kardelen” çiçekleri Moğolistan’da Mayıs ortasında açar. Haberiniz olsun. O internette, oturdukları yerden burayla ilgili bahar, yaz masalları yazanlara itibar etmeyin.


Akşam güzel bir Türk yemeği hazırladık. Samet’in salatası da efsane gibi olmuştu. Evle görüntülü bir görüşmeden sonra yatmadan kitabın ek bölümüne bir baksam iyi olacak.

YORUMLAR
Yorumunuz başarıyla kaydedildi
Krep, HES, Çıkış yazısı, Bebeğe battaniye, Gecikmeli uçuş, Atilla, Ev, YağmurBağırsak, Arıza, Serum, İlaçlar, ''Git'' Dolar lobisi, NineKeyfim yok, Nane molla, Ansagan, Dokken, Kahvaltı, HastalıkDiştenmiş, Sırtım, Ders yılı, Bayram, Caffe Bene, Kavurma, BaklavaCanım çenemde, Su soğuk, İlaçlar, EmanetDan, 13üncü Savaşçı, Batarya, Tören, Hakan BeyTEDY, Sel, Hürrem, Roman, Naadam, Avarga, ZaanVize, Para gönderme, Maydanoz, AB Kimliği, Yağmur, Uyku, TövşintulgaBilet, Tümenbayar, Dolu, Altan-Od, Boya kalemleriMasaj, Sıcak, Roman, Öykü anlatıcılığı, Polen esintisi, Babalar günüYazarın Tüm Yazıları