Mustafa BİLİK

Haklıyken haksız duruma düşmek

Mustafa BİLİK

Çeşitli nedenlerle ekonomik olarak tarımsal faaliyetleri yapmaya imkân vermeyecek biçimde parçalanmış, dağılmış, bozuk şekilli parsellerin modern tarım işletmeciliği esaslarına göre ve sulama hizmetlerinin geliştirilmesi için uygun biçimde birleştirilmesi, şekillendirilmesi ve yeniden düzenlenmesi işlemine “Arazi Toplulaştırması” denilmektedir.

 

Tarım işletmelerinin sahip oldukları küçük, parçalı ve dağınık arazileri modern tarım işletmeciliğine göre yeniden düzenleyerek, daha az zaman, işgücü ve sermaye kullanımı sağlamak, üretimi ve tarım işletmelerinin verimliliğini artırmak ve kırsal kesimdeki nüfusun hayat standartlarını yükseltmek amacıyla yapılmaktadır.

 

Samsun’un Vezirköprü ilçesinde 29 mahalleyi kapsayan arazi toplulaştırmasında ise Türkiye’nin hiçbir yerinde görülmeyen bir örnek karşımıza çıktı. Bu mahallelerin sakinleri arazi toplulaştırmasından memnun kalmamış olacaklar ki Vezirköprü Belediyesi önünde eylem yaptılar. Eylem bir süre sonra yerini şiddete bırakarak belediye binasının ve belediye başkanının makam aracının taşlanmasına kadar vardı.

 

Elbette ki köylümüzün ekmek ve hak kaybı yaşamasına göz yumamayız. Ancak, hakkın böyle aranmayacağı da bir gerçek. Türkiye Cumhuriyeti bir muz cumhuriyeti değildir. Bu devletin kanunu var, mahkemeleri var, adaleti var. Halkımız adalete mi güvenmiyor yoksa başka amaçlar mı taşınıyor bilemiyorum. Bildiğim bir gerçek bizim vergilerimizle alınan kamu mallarına zarar verilmesi asla tasvip edebileceğim bir şey değil.

 

Arazi toplulaştırma işlemleri, birer idari birer işlem olup idare mahkemesinde açılacak iptal davasının kabulü halinde iptal edilebilir. Bu durumda hukuka aykırı olan idari işlemler geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılır.

 

Kaldı ki arazi toplulaştırması ile Vezirköprü Belediyesi’nin hiçbir alakası yokken neden belediyeden hesap soruluyor. Mahkemeye başvurulmak istenmiyorsa bu devletin valisi, kaymakamı var. Örneğin arazi toplulaştırması bu hükümetin bir politikası. Bu politikadan memnun olunmaması durumunda bir tepki konacaksa hükümetin il ve ilçe temsilcilikleri var buralara başvurulmalı.

 

Milletvekilleri var bunlarla konuşulmalı. Bütün bunlar yerine belediyenin taşlanması bence yapılacak en yanlış hareketti. Vezirköprü Belediye Başkanı İbrahim Sadık Edis belediye önünde toplanan vatandaşlar ile görüşmeyince durumu daha da kötü hale getirmiş kabul ediyorum. Ama belediye taşlanmasını kabul edemem.

 

Haklıyken haksız duruma düşmek tam da bu.