Kayserispor'dan yapılan açıklamada, geri kalan sezonda Türk futbolunda eşit rekabet ortamının sağlanamadığı belirtilerek, 'Müsabaka sonuçlarını etkilemeye yönelik fiillerin sportif yargı bakımından da değerlendirilmesi gerekir' denildi.
Trendyol Süper Lig'de 2025-2026 sezonunu 30 puanla tamamlayarak ligden düşen Kayserispor, sezon geneliyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Türk futbolunda rekabet eşitliğinin korunabilmesine dikkat çekilen açıklamada, 'Futbol, doğası gereği üç sonuçlu bir oyundur. Kazanmak da kaybetmek de beraberlik de oyunun ve rekabetin ayrılmaz parçalarıdır. Sonuçlar, sahada eşit şartlar altında verilen adil bir mücadelenin neticesi olduğu sürece tartışmaya açık değildir. Ancak üzülerek ifade etmek isteriz ki, geride bıraktığımız sezonda Türk futbolunda eşit rekabet ortamı sağlanamamış; saha içinde verilmesi gereken mücadelenin üzerine gölgeler düşmüştür. Futbolun temelini oluşturan adalet duygusu zedelenmiş, sezon sürerken yaşanan gelişmeler kamuoyunun vicdanında ciddi soru işaretleri oluşturmuştur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.02.2026 tarihli yazılı basın açıklamasında, toplam 33 kulüp yöneticisinin kendi müsabakalarında maç sonucunu manipüle etmeye yönelik eylemlerde bulunduğunun tespit edildiği ve bu kapsamda operasyon süreçlerinin başlatıldığı açık şekilde ifade edilmiştir. Ayrıca bu operasyonlar kapsamında bazı kulüp başkanları ve yöneticileri tutuklanmıştır. Türk futbolu açısından son derece vahim bir nitelik taşıyan tespitler karşısında, sürecin yalnızca adli boyutuyla ele alınması yeterli değildir. Müsabaka sonuçlarını etkilemeye yönelik fiillerin sportif yargı bakımından da değerlendirilmesi; ülkemizde futbolun güvenilirliği, rekabet eşitliği ve kamu vicdanının korunabilmesi adına zorunlu hale gelmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmalar kapsamında bazı dosyalarda kamu davalarının açıldığı, Süper Lig'de mücadele eden bazı kulüplerin başkan ve yöneticileri hakkında adli tedbirler uygulandığı ve tutuklama kararları verildiği süreci tarafımızca da yakından takip edilmektedir' denildi.
'Kulübümüz, adil ve eşit rekabet ilkesine Türk Futbolunun menfaati adına inanmaktadır'
'Müsabaka sonuçları üzerinde etkisi bulunduğu yönünde ciddi tespitler yapılan idareciler bakımından yalnızca şahsi yaptırımlarla yetinilmesi, sportif adalet ve rekabet eşitliği ile uzlaşmamaktadır' denilen açıklamada, 'Sezon başlangıcından bu yana Türkiye Futbol Federasyonu tarafından sportif disiplin mekanizmaları işletilmiş; binlerce futbolcu, antrenör ve kulüp mensubu hakkında çeşitli disiplin yaptırımları uygulanmıştır. Türkiye Futbol Federasyonu, yargı mercileri önünde devam eden süreçlere rağmen bazı kişiler hakkında disiplin ihlali tespitinde bulunmuş ve buna bağlı olarak cezai yaptırımlar tesis etmiştir. Hal böyleyken, müsabaka sonuçları üzerinde etkisi bulunduğu yönünde ciddi tespitler yapılan idareciler bakımından yalnızca şahsi yaptırımlarla yetinilmesi, sportif adalet ve rekabet eşitliği ile uzlaşmamaktadır. Kulübümüzün beklentisi; futbolun güvenilirliğini, kamu vicdanını ve ligimizin sportif bütünlüğünü korumak adına, ilgili kişi ve kulüpler hakkında talimatlar çerçevesinde gerekli sportif yaptırımların tereddütsüz şekilde uygulanmasıdır. Kulübümüz, adil ve eşit rekabet ilkesine yalnızca kendi bulunduğu konum itibarıyla değil, Türk Futbolunun menfaati adına inanmaktadır. Sportif başarının ancak şeffaflık, hakkaniyet ve eşit şartlar altında anlam taşıdığı düşüncesiyle hareket eden kulübümüz; Türkiye Futbol Federasyonu'nun da futbolun tüm paydaşlarının beklentisine uygun şekilde adil rekabet ortamını tesis edeceğine olan inancını korumaktadır. Bu çerçevede, halen devam eden adli ve sportif disiplin süreçleri birlikte değerlendirildiğinde, 2025-2026 sezonunun mevcut haliyle tescil edilmesinin kamuoyu vicdanını tatmin etmeyeceği ve adalet duygusu ile uzlaşmayacağı kanaatindeyiz. Futbol kamuoyunda oluşan ciddi soru işaretlerinin giderilmesi, rekabet eşitliği ilkesinin tam anlamıyla sağlanması ve yürütülen süreçlerin sağlıklı şekilde sonuçlandırılması adına gerekli değerlendirmelerin yapılmasının Türk futbolunun geleceği açısından zorunlu olduğu görüşündeyiz. Adil ve eşit olmayan yarışma ortamı nedeniyle ligimizin sportif gerçekliğine darbe vurulmaktadır, bu ortamın düzeltilmesi için gayret göstermek sadece kulübümüzün değil Türk futbolunun menfaatini düşünen herkesin görevidir. Futbolcuların ve antrenörlerin yasal platformlar üzerinde kendilerine ait. kimlik numaraları üzerinden düşük meblağlarla bahis oynadığı gerekçesiyle 12 aya varan hak mahrumiyeti gibi ağır cezalar aldığı gerçeği karşısında; kulüp başkanları ve yöneticileri seviyesinde şike, yasa dışı bahis, müsabaka sonucunu etkileme ve kara para aklama gibi son derece ağır ve vahim olguların görmezden gelinmesi kabul edilemezdir. Kamuoyunda yürütülen sürecin yalnızca 'bahis soruşturması' olarak değerlendirilmesi eksik ve yetersiz olacaktır. Zira soruşturma kapsamında ortaya çıkan iddialar, basit bir bahis ihlalinin ötesinde; müsabaka sonuçlarının manipülasyonu ve sportif rekabetin doğrudan ihlali niteliğinde son derece ağır eylemlere işaret etmektedir' ifadeleri kullanıldı.
'Kulübümüzün sadece Türkiye Cumhuriyeti kurumları önünde değil uluslararası kurumlarda da haklarının takipçisi olacağız'
Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklama şöyle devam etti: 'Özellikle bazı kulüp yöneticilerinin, kendi takımlarının aleyhine ve rakip takımların lehine sonuçlara yönelik sistematik nitelikte kabul edilebilecek bahis faaliyetleri içerisinde olduğuna ilişkin tespitler, spor etiği ve futbolun dürüstlüğü bakımından kabul edilemez bir tablo ortaya koymaktadır. Bir kulüp yöneticisinin, kendi takımının kaybedeceği ve rakibinin kazanacağı senaryolar üzerinden menfaat ilişkisi içerisine girmesi; sportif rekabetin doğasına aykırı olduğu gibi, uluslararası spor hukukunun temel prensipleri bakımından da son derece ağır bir ihlal niteliği taşımaktadır. Nitekim sezon devam ederken gerçekleşen adli süreçlere ilave olarak Süper Lig'de mücadele eden iki kulübe sürmekte olan soruşturmalar nedeniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konulmuş olması dahi Türk futbolu adına son derece olağanüstü ve ağır bir tabloyu ortaya koymaktadır. Sportif rekabetin güvenilirliğini doğrudan etkileyen böylesine vahim gelişmelerin yalnızca adli boyutuyla değerlendirilmesi mümkün değildir. Kulübümüzün görüşü; bu ölçekteki müdahalelerin sportif sonuçlarının da Türkiye Futbol Federasyonu tarafından değerlendirilmesi gerektiği, puan silme ve ligden düşürme dahil olmak üzere talimatlarda öngörülen yaptırımların uygulanmasının adil rekabet ortamının tesisi açısından kaçınılmaz olduğudur.
Kamuoyunun da takip ettiği üzere futbolun her seviyesinde gerçekleşen her türlü disiplin ihlallerinde Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu tarafından ağır yaptırımlar uygulanmaktadır. Türk Futbolunun güvenilirliğini ve rekabet bütünlüğünü doğrudan doğruya töhmet altında bırakan ve devlet tarafından takip edilen vahim iddialar bakımından da aynı kararlılığın gösterilmesi zorunludur. Bu kapsamda, ilgili kişi ve kulüpler hakkında talimatlarda öngörülen puan silme ve ligden düşürme dahil tüm sportif yaptırımların ivedilikle uygulanmasını beklediğimizi; kulübümüzün sadece Türkiye Cumhuriyeti kurumları önünde değil başta FIFA ve UEFA olmak üzere uluslararası kurumlar nezdinde de haklarının sonuna kadar takipçisi olacağını kamuoyunun bilgisine sunarız. Şu aşamada dahi yasa dışı bahis, müsabaka sonucunu etkilemeye yönelik faaliyetler ve organize suç iddialarının hangi boyutlara ulaştığı adli makamlarca yürütülen soruşturmalar kapsamında araştırılmaya devam etmektedir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde sürdürülen soruşturmaların kapsamlı şekilde devam edeceği hususu, Başsavcı Vekili Osman Sağlam tarafından da kamuoyuna açık şekilde ifade edilmiştir. Hal böyleyken, henüz tüm boyutları ortaya çıkarılmamış ve etkileri tam anlamıyla tespit edilmemiş süreçler devam ederken sportif sonuçların kesinleştirilmesi; hem kamu vicdanı hem de rekabet eşitliği ilkesi açısından telafisi güç sonuçlar doğurma riski taşımaktadır. Bu nedenlerle, Süper Lig'e ilişkin nihai sonuçların ve tescil işlemlerinin mevcut aşamada ilan edilmemesi gerektiği kanaatindeyiz. Adli merciler önüne yansıyan süreçlerin, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından da bütün yönleriyle değerlendirilmesi; müsabaka sonuçlarını etkilemek suretiyle ihlalde bulunduğu tespit edilen kişi ve kulüpler hakkında talimatlar ve mevzuat çerçevesinde gerekli yaptırımların uygulanması, adil ve eşit rekabet ortamının yeniden tesisi adına zorunludur.'







