Mustafa BİLİK

Hepimiz Orta Direk Şaban'ız

Mustafa BİLİK

Son günlerde sürekli kafamda bir Yeşilçam filminin sahnesi yeniden gösterime giriyor. "Ortadirek Şaban ve Mis Gibi Zeytin Kokusu"sahnesi. Hepimiz büyük ustanın filmelerinden "zam zamada zam" replikleri ile kafayı üşüttüğü sahneleri hatırlarız.

 

Bence tamda o hale yeniden gelmiş bulunmaktayız.

 

1980'li yıllarda çekilen ve Türkiye'de o yıllarda yaşanan geçim sıkıntılarını ne güzel anlatan sahneler vardı o filmlerde.

 

“Krallar gibisin oğlum Şaban! Bu devirde kim bulmuş beyaz peyniri? Zeytin… Zeytin… Hanimiş zeytin! Ulan zeytin! Kim derdi bir gün seni kavanoz müzesine koyup uzaktan seyredeceğiz, hı?”

 

Doğalgaz sanayide yüzde 147

DAP gübresi yüzde 159

Et yüzde 30

Elektrik yüzde 23

Mazot yüzde 33

Tavuk eti yüzde 68

Ekmek yüzde 30

Ev tüpü yüzde 100

Araç fiyatları yüzde 35-55 oranında zamlanmış. Bir yılda gelen zamlar. Bunlar TÜİK verilerinden elde edildi. Bu oranlara baktığımız zaman bu maliyetlerde büyük artış var ama gelir yok.

 

Ülkemiz adeta Kemal Sunal’ın meşhur filmi Orta Direk Şaban dönemini yaşıyor.

 

Ülkemiz 50 yıl ileriye gitti zannederken meğer ekonomik olarak geri 50 yıl geriye gitmişiz.

Yollar yaparken kendi otomobilini üretmeyen bir toplum yayan kalmış meğer.

 

Geçmediği köprünün, gitmediği hastanenin parasını ödeyen ve bütün bunları bir hizmet gibi algılayan toplum oldukça "Dolarla mı maaş alıyoruz doların artışından bize ne?" diyen Ekonomi Bakanımız da olur elbet.

 

"Doları devlet arttırıyor, çünkü ihracat artacak" diyen vatandaşların olduğu bir toplumda bu zamlar bize müstehak.

 

Bence sorunun temeli şu ki; oy kullanacak seçmen de IQ testi ile seçilmeli. Öyle önüne gelen oy kullanamamalı. Çobanla benim oyum bir mi? demiyorum. Çünkü ülkemizde artık çobanlar üniversite mezunu. Ama iki koyun güdemeyecek adama da oy kullandırmaya karşıyım.

 

Devleti yönetmeye talip olanlar için de bazı kriterler olmalı. Mesela herkes ekonomi bakanı olamamalı. Ekonomi bakanı olacak kişinin en azından uluslararası ekonomi konusunda bir tahsili olmalı.

 

Devlet Başkanıi, Merkez Bankası ve Ekonomi Bakanı'nın işine karışamamalı.

Yoksa ekonomiden anlarım diyerek her yere müdahale edildiğinde geldiğimiz noktada 5 kilo ayçiçek yağının fiyatı 120 TL oluyor.


Bir usta daha vardı. Konu zam olunca onu da hatırlamadan geçmek olmaz. Hemşerimiz Levent Kırca da zamlara "zamcık" derdi. Şu günlerde yeniden "zam değil zamcık" söylemlerini duyuyoruz. Ama farklı bir tabirle. Şimdilerde zamcığın adı mini mini zamlar oldu.

 

Dolarla maaş almadığınız için umrunuzda olmayacak ama son günlerde sosyal medyada dolaşan bir paylaşımı mizah amaçlı yazıma ekliyorum:

 

Dolar için ilk hedef 10.40 Dandanakan,
Sonra 10.71 Malazgirt,
Ardından 12.99 Söğüt,
Takiben 14.53 İstanbul’un Fethi,
Derken 15.79 da duraklama,
16.99 Karlofça..
Nihayet 19.19 Samsun’a çıkış,
Akabinde 19.23 ve Cumhuriyet’in ilanı…
En sonunda nihai hedef:
20.23!