Mehmet Yılmaz

Pazar Köşesi / Gurbetçi Samsunlu Memlekete Gelince...

Mehmet Yılmaz

Samsun, göç aldığı gibi göç veren bir ildir. Bu nedenle Samsun dışında da çok sayıda Samsunlu yaşamaktadır. Buna ülke dışındaki Samsunluları da dahil edebiliriz. Türkiye’de ise özellikle İstanbul, Bursa, İzmit gibi sanayi bölgelerinde milyonlarca Samsunlu yaşamaktadır.

 

Samsun’da yaşayanlar için sıradan, ulaşılması kolay ve hatta gayet normal olan pek çok şey, gurbettekiler için özel ve istisnai şeylere dönüşebilir. Bu nedenle bir Samsunlunun, yıllık izninde memlekete geldiği zaman mutlaka yapması gereken şeyler vardır. Denilebilir ki, bütün sene onların hayaliyle yaşar.

 

Mesela neler mi? Anlatalım.

 

Öncelikli hasret 55 plakalardır. Yaşadığı şehirde plaka kodu farklı olduğu için Samsunlular 55 plakaya hasrettir. Olur da, trafikte bir 55 plakaya denk gelirlerse sempati ile bakarlar, yol verirler, bazen korna çalıp selam bile çakarlar. Hatta kimisi işi daha da abartıp, sonunda 55 olan bir plakadan bile bir anlam çıkarabilir. Samsun’da ise önüm, arkam, sağım, solum 55’tir zaten.

 

Gurbetçi Samsunlu için orası elbette baba ocağıdır. Mahallesine ya da köyüne gittiği zaman bir bölümü orada yaşayan bir bölümü ise yine kendisi gibi gurbetçi olan büyüklerini, arkadaşlarını, akrabalarını görür. Onlarla kahvaltı yapar, kahvede oturur, Çiftlik’te dolaşır, halı saha maçı yapar, fındık toplar, düğüne gider…

 

Geniş aile toplanır, Pazar sabahı kahvaltı yapılır ve tabii ki pide yenir. Evin annesi akşamdan kıymayı kavurmuştur, baba veya çocuklar ise sabahtan gidip pideyi yaptırırlar. Hatta bir kültür aktarımı olarak, gurbette büyüyen çocuklarına bunun önemi anlatılır. Onların eğitiminin bir parçası olarak pideyi sevmeleri beklenir ve istenir!

 

Yemek denince, o pide çarşıda da yenilir elbette. Onun dışında Samsun simidi ve Çiftlik’te bir dürüm yemek de ihmal edilmez. Mevsim yazsa dondurma, kışsa kaz tiridi de tercih edilir. Çocukluklarının ramazan aylarını özleyen orta yaş kuşağı için atom almak da bir başka ritüeldir.

 

Gurbetçi Samsunlunun özlediği bir başka şey Çiftlik Caddesi’dir. Çünkü onun bu şehirde yaşadığı zamanlarda henüz Atakum diye yepyeni ve şahane bir şehir kurulmamıştı. Hayat Çiftlik’teydi. Bu nedenle orada biraz turlayacaktır. Oradan da bir 56’lar, Meydan, Mecidiye ve Rus Pazarı yapacaktır. Şehrimizin sembolü ve gururu olan Atatürk Heykelinin önünde fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmeyecektir. Şehirde kalan akrabaları, onları yeni açılan mekanlara ya da yeni yerlere götürür. Özelikle Atakum civarı sosyal medyada fotoğrafları paylaşılıp, Samsunlu olmayanlara hava atılabilecek yerlerdir!

 

Bir araya gelindiğinde hep maziden söz edilir. Kimler gelmiş, kimler geçmiş? Genelde güzel ve gülünç şeyler konuşulur. Matasyon’da denize girmeler, Çakırlar’da piknik yapmalar, okulu asmalar, Konak’ta buluşmalar…

 

Samsun’a gelme sebeplerinden biri de Samsunspor’dur. Yıl boyunca televizyondan izlediği, bazen yaşadığı şehirde misafir ettiği ama hep takip ettiği takımını stattan izlemek de gereklidir. Samsun’da yaşayan Samsunlular için yine gayet sıradan bir hadise olan stada maç izlemeye gitmek eylemi, gurbetçi Samsunlu için bir tören havasında geçer. Elbette eski stadı özler, konuşur; yenisini beğenir lakin geçmişin güzelliklerinin yerini, en azından şimdilik hiçbir stat alamaz!

 

Samsunspor konusunda sadece stadyuma gidip maçı seyretmek değil, Samsunspor ürünleri alışverişi yapmak, hatta tesislere gidip oradan da birkaç kare fotoğraf paylaşmak önemlidir. Samsunspor formasıyla şehrinde dolaşmak da ayrı bir mutluluktur.

 

Memleketimiz güzel, çok şükür. Her türlü imkan var. Eğer bu ziyaret yazın olmuşsa, deniz sefası da yapılacaktır. Tamam, bir Maldivler değiliz lakin yine de girilebilecek bir denizimiz, güneşlenilebilecek kumsallarımız var. Yıl boyu çalışan, yaşadığı şehirde ya temiz bir deniz olmayan ya da hiç deniz olmayan Samsunlu için memleketin nimetlerinden faydalanmak ve bunun havasını atabilmek de hayli önemlidir.

 

Allah, Samsun’u güzel yaratmış; varsa bir kusur kuldandır!