YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Mustafa BİLİK

Bu Şartlar Arasında Geçireceğimiz Kurban Bayramı

Malum her yıl büyük sevinç ile karşıladığımız Kurban Bayramı.Kurban Bayramı gelince elbette hayvancılık ve et konuları da ister istemez gündeme geliyor. 

 

Ülkemiz maşallah çizgisini hiç bozmadan ilginçlikler ülkesi olarak kalmayı yıllardır başarmakta. En ilginç konulardan bir tanesi de ülkemizin tarım ve hayvancılık politikasıdır. Bu politika ile asgari ücret 2 bin 20 TL iken etin kilosunun 50 TL olduğu ülkemizde et stoklarının fazlalığı konuşuluyor.
Yanlış duymadınız.O kadar fazla et ithal ettik ki stoklarımız ağzına kadar et doldu. Kurban Bayramı arifesinde Et ve Süt Kurumu'nun depolarında biriken 42 bin ton kırmızı etten söz ediyorum.

 

En basit bakkal hesabı ile bile eğer bir mal çok fazla miktarda fiyatı düşer. Ama bizde etin fiyatı fazla da olsa düşmedi. Fiyatlar düşmeyince daha çok et aldık.

 

Et ve Süt Kurumu'nun "2018 Sektör Değerlendirme Raporu"nda yer alan verilere göre, kırmızı et ithalatı 2018'de miktar bazında yüzde 233, değer bakımında yüzde 106 oranında arttı. Rapora göre 2017 yılında 18 bin 857 ton olan kırmızı et ithalatı için 85 milyon 190 bin dolar ödendi. 2018 yılında ise toplamda 55 bin 752 ton kırmızı et için Türkiye, dışarıya 260 milyon 107 bin dolar ödeme yaptı.

 

Şimdi bu sistemden para kazananlar sadece ithalatı yapan firmalar, hayvanı ihraç eden ülkenin çiftçileri. Bizim çiftçimiz ise köyünü terk edeli çok uzun zaman oldu. Dolayısı ile köylerimizdeki ahırlar ve meralar bomboş. Yem ile besi yapılan her ülkede et pahalı olmak zorunda. Üstelik ülkemizde yem dolar cinsinden ithal edilirken ucuz olması düşünülemez. Etin ucuzlamasının yolu hayvanların yaylada, merada otlayarak herhangi bir ekonomik gider oluşturmadan beslenmesinde.

 

Köylerimizde sadece artık ekmeği bile çarşı pazardan almak durumunda olan yaşlılarımız var.Onların köy işlerini yapmaya hele ki hayvan bakmaya artık takatleri yok. Dolayısı ile yaylalarda, meralarda kaynaklarımız ekonomiye katkı veremeden heba oluyor.

 

Devlette bu durumun önüne geçmek için Genç Çiftçilerin Desteklenmesi Projesi’ni başlattı.

'Genç Çiftçi Projesi' kapsamında 29 Temmuz'da Samsun'un Havza ilçesinde 7 kırsal mahallede 11 çiftçiye 344 koyun ve keçi dağıtıldı. Yetkililerden alınan bilgiye göre, dağıtıldıktan kısa bir süre sonra hastalanan hayvanlarda vebaya rastlandı. Bunun üzerine tedbir amaçlı 7 mahallede karantina uygulaması başlatıldı.

İşte bu şartlar arasında geçireceğimiz Kurban Bayramı’mız mübarek olsun

YORUMLAR
Yorumunuz başarıyla kaydedildi
Bereketli Cuma'dan Kara Cumartesi'yeDemek ki suç Samsun'da değilmişKaradeniz'in Samsun'dan beklentisi büyük -2Karadeniz'in Samsun'dan beklentisi büyükErdoğan'ın Samsun'a gelişiAtatürk'ün kendisine sunduğu koltuktan O'na hakaret etmekKim daha Samsunsporlu?İster açık saçık, ister cübbe sarıkOxford mu yoksa Samsun simidi mi?Gün birlik beraberlik günüYazarın Tüm Yazıları