Akın Üner

SİNAN OĞAN ve İKİNCİ TUR MATEMATİĞİ

Akın Üner

Siyasi tarafgirlik içinde yazılmış analizleri sevmiyorum. Bize bu köşeleri siyasi partilerin borazancı başı olalım diye vermiyorlar ki! Okumaya vakit ayırdığına göre yazdıklarımıza göz gezdiren herkesin aklı fikri var. Hasbelkader bir köşemiz oldu diye okuyucuyu cahil yerine koyacak değiliz.

Bize düşen kendi düşüncelerimizi anlatıp okuyucunun fikirlerini zenginleştirmekten ibaret!

***

Haliyle 14 Mayıs Seçimlerinin sonuçlarını ve 28 Mayıstaki ikinci turla ilgili tablo hakkında yazarken kalemimizi enjektör gibi kullanacak değiliz.

***

Türk aydınlarının en büyük kabahati, salon siyasetine esir olmalarıdır. Siyasi parti koridorlarına hakim olmakla, üst perdeden tweet atmakla, elinde kağıt kalem siyaset mühendisliği hesaplarıyla seçim kazanılamadığını öğrenemediler gitti!

***

Ekonomi bozuk! Bunu hükümetin en fanatik destekçileri de inkar etmiyor.

Yıllar evvel Demirel'in söylediği "boş tencerenin yıkamayacağı hükümet yoktur" lafını tekrar etmek dışında sen ne yaptın birader?

İktidara gelirsek bilmem kaç milyar dolar yurt dışından para gelecek masalı dışında çare söyledin mi?

Düz mantık: Yurt dışından para getirmek çareyse Katarlılardan, Körfez ülkelerinden filan iyi kötü AKP'liler de bulup getiriyor zaten. Senin bulduğun çare Araplardan değil de IMF'den borç almak mı yani?

Yani Muhalefet elindeki en güçlü kart olan ekonomik kriz için elinde bir çaresi olduğuna milleti inandıramadı.

***

Deprem felaketindeki kötü yönetim hükümeti düm düz edebilirdi. Tam da siyasi kale kabul edilen illerde büyük bir oy kaybı beklenebilirdi. Ama olmadı.

Çünkü bizim elitistler, seçim sonrası ceplerinden para harcayarak ettikleri yardımlardan sonra sahadan çekildiler.

Deprem acılarıyla başbaşa kalan vatandaşların evlerini bir sene içinde yapacağını söyleyenler umut dağıtırlarken Muhalefet "artçı depremler olurken temel mi atılır?" diye eleştirdi.

Efendim teknik olarak haklı olmak yetmiyor, bunu millete anlatamazsınız. İnsanların başlarını sokacak bir yuvaya ihtiyacı varken söylenecek söz, "bir yıl çok uzun, insanlar gelecek kışı çadırlarda mı geçirecek? İnşaatı başlamış evleri kışa girmeden teslim edeceğiz." demek olmalıydı.

Şimdi de karşı tarafa oy verdi diye sosyal medyadan depremzedelere verip veriştiriyorlar. Sanki üç gün sonra ikinci turda Marslılar gelip oy verecek!

***

Bir aydır televizyon ekranlarından, sosyal medyadan, seçim mitinglerinden bangır bangır bağırıyorlar: Bunlar PKK'lılarla ortak!

Bu kara propagandaya cevap, "iyi ama onlar da Hüdapar'la ortak" oldu.

Yani bizim tencerenin dibi kara, kabul! Ama onlarınki da kara...

Arkadaş, millet sizden bunu duymak mı istiyor, yoksa "kandili yakıp yıkacağız, eli kanlı teröristlere nefes aldırmayacağız!" demenizi mi?

Efendim, o zaman doğudan oy alamayız?

E, şimdi de İç Anadolu'dan Karadeniz'den alamadınız.

*** 

Adamlar İHA ? SİHA dediyse sen de "nükleer silah" üreteceğim diyeceksin.

Onlar TOGG ürettik dediyse sen de "memurun işçinin alabileceği fiyatlarda yeni modeller" vaad edeceksin.

Onlar "Karadenizde gaz bulduk" diyorsa sen de "hani Akdeniz gazı, onu niye çıkaramadın?" diye soracaksın.

***

Gelelim şimdi ikinci tur mevzusuna.

İlk turda 49,5 almış ve meclis çoğunluğunu ele geçirmiş iktidar bu seçimi ikinci turda güle oynaya alır.

Bir mucize olur mu? Sihirli değnek lazım.

Peki o sihirli değnek Sinan Oğan'ın şapkasından çıkar mı?

Ezber bozarsan belki bir küçük ihtimal.

***

Tüm paradigmayı değiştirecek şeyler söyleyeceksin:

Benim içişleri bakanım Yusuf Halacoğlu,

Dışişleri bakanım Sinan Oğan,

Yurt dışı Türkler ve sığınmacıların geri gönderilmesinden sorumlu cumhurbaşkanı yardımcım Ümit Özdağ!

İşte o zaman ilk turda Sinan Oğan'a ve Cumhur İttifakına yönelen milliyetçi oylarla rüzgar belki döner.

Ha o vakit masanın üstündeki ve altındaki ortaklar çıngar çıkarır mı?

İşin o kısmını da salon siyasetçileri halletsin birader!

Tabii konforlu alandan çıkıp gerçekten ateşten iktidar gömleğini giymeye niyetin varsa.