YAZARLAR

DİĞER YAZILARI

Akın Üner

BİZ HİÇ ŞAMANİST OLMADIK Kİ

Küçük yaşlardan beri bizim millete ezberletilen basmakalıp tarih bilgileri vardır ya hani…

İşte onlardan biri de İslamiyet’ten önce atalarımızın “Şamanizm” denen bir dine inandığı masalıdır.

                                                     ***

Yok efendim öyle bir şey…

“Şamanist Türkler” 1800’lerin ikinci yarısında Orta Asya, Sibirya ve Moğolistan’a gelen yarı misyoner Rus Türkologların uydurmasıdır.

                                                     ***

İşin aslı şu…

Varlığını koruyan tek Tanrılı semavi üç din olduğu malum…

Musevilik, Hıristiyanlık, İslam…

Bu üç dinin etkisine geç giren uzak coğrafyalarda yaşayanlar, yakın zamana kadar atalarından miras yerel dinlere inanıyordu.

Kızılderililer Amerika’da, Aborjinler Avustralya’da, Eskimolar kutuplarda 150 – 200 yıl öncesine kadar kendi bildikleri gibi yaşayıp gidiyordu. Afrikalı zenciler ise 200 – 250 sene öncesine dek izole bir hayat sürüyordu.

Buralara gelen beyaz adam, onları ve dinlerini küçük gördü. Anlamaya çalışmak yerine dönüştürmeye, sömürmeye çalıştı. Adamları Hıristiyanlaştırmaya çalışırken eski din adamlarına “kabile büyücüsü” muamelesi yaptı. Atadan gördükleri gibi ayinler yapıp kendi inançlarına göre dua okuyan bu adamcıklara “şaman” adını verdi; dinlerine de “Şamanizm!”

                                                      ***

Kendilerini seçkin insanlar sayan kafa, Asyalıların dinlerini de küçümsemeye kalktı.

Ancak kendi mitolojilerine sahip çıkan ve güçlü bir milli hafızası olan Hintliler ve Çinliler’e diş geçiremediler. Budist ve Hindu rahiplere “şaman” filan diyemediler.

Baktılar olmuyor, onları olduğu gibi kabullendiler. Hatta tapınaklarını turizm merkezi yaptılar. Konfiçyüs gibi kutsanan isimleri bilge olarak kabullendiler. Yoga gibi bazı ritüelleri de alıp popüler kültüre kattılar.

                                                     ***

Ne var ki Türkler ve Moğollar, bu konuda komşuları Çinliler ve Hintliler kadar basiretli davranamadılar.

Biz ata yurdumuz Orta Asya bozkırlarından uzak düşmüştük. Moğollar da eski şaşalı günlerinden uzaklaşmıştı.  Ruslar ve diğer batılı bilim adamları Türk bakşılarını, ozanlarını, halk hekimlerini, duacılarını, otacılarını “şaman” ilan ettiler.

Tıpkı Aborjinlere, Kızılderililere ve Afrikalılara yaptıkları gibi…

                                                   ***

Kendi kimliğimizden öyle uzaklaşmıştık ki, mal bulmuş mağribi gibi bu Şamanizm masalının peşine düştük.

Adamlar, bizim kopuz çalan ozanlarımızı, ağaca çaput bağlayıp Göktengri’den bereket dileyen duacılarımızı, şifalı otlardan ilaç karıp nazar boncuğu takan koca karılarımızı “kabile büyücüsü” manasında “şaman” ilan ettiler.

Ecdadımızı totemlere inanan ilkel insanların yerine koydular.

Biz de onlara inanıp atalarımızı Şamanist olarak kabullendik.

                                                    ***

Sizin anlayacağınız, adamlar bize kibarca “sizin ecdadınız barbardı” demişler.

Biz anlamamışız. Hala da anlamaya çalışmıyoruz.

                                                  ***

Youtube sayfamda bazen “Türk mitolojisi sohbetleri” yayınlıyorum. Linkteki görüntülü köşe yazımda bu Şamanizm masalının tüm detaylarını anlattım.

Vakti olan baksın, on dakikalık bir video…

Günlük işlerin telaşından fırsat yaratıp izlerseniz Şamanizm hikâyesinin ne kadar büyük bir yanlış olduğunu göreceksiniz.

                                                 ***

Özetin özetini isterseniz… Siz aslınızı unutursanız, başka birileri gelir size sizinle ilgili masallar anlatır. Siz de inanırsınız.

Bunların hepsi gönüllü asimilasyonun sonucu, güzel kardeşim…

 

 

 

YORUMLAR2 yorum
Yorumunuz başarıyla kaydedildi
Akın Üner137 gün önce
Sevgili Canik 55 hemşehrim; bu söylediklerin Şaman geleneği değil. Tüfeğin tarihi birkaç yüz senelik. Kurşun dökmek bakşılıktan kalma. Şaman, kabile büyücüsü demek. Eski Türklerin dini inanışları Şamanizm değil Göktengricilik.
Canik 55138 gün önce
Kıymetli hemşerim, biz Mübadillerin birçok adetlerimizin Şaman inanışlarında var olduğuna bizzat rahmetli Babamın davranışlarında gördüğümden biliyorum.Ay tutulunca kurtulsun diye tüfekle ateş etmek, eşikten sağ ayakla geçmek,kurşun dökmek gibi... Bu arada rahmetli 1339 Sarışaban doğumluydu. Saygılar..