6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 7,8 ve 7,6 büyüklüğündeki iki büyük deprem, Türkiye tarihinin en yıkıcı felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Sadece dakikalar içinde11 il yerle bir oldu, on binlerce bina çöktü, şehirler sessizliğe gömüldü. Resmî verilere göre Türkiye'de53 binden fazla, Suriye'de ise8 bini aşkın kişi hayatını kaybetti. Yüz binlerce insan yaralandı, milyonlarcası evsiz kaldı.
Felaketin üzerinden üç yıl geçti ancakenkaz altından yükselen çığlıklar, beklenen yardım, tutulan eller ve yarım kalan hayatlar hâlâ hafızalardaki yerini koruyor.
Depremin simge karelerinden biri, Kahramanmaraş'ta çekildi.Mesut Hançer, enkaz altında hayatını kaybeden 15 yaşındaki kızıIrmak'ın elini saatler boyunca bırakmadı. O görüntü, sadece bir babanın evladına veda edişi değil; bu topraklarda yaşanan büyük ihmalin ve çaresizliğin sembolü oldu. O gün binlerce anne, baba ve çocuk, enkaz başında aynı sessiz bekleyişi yaşadı.
Hatay'da bir aile, çöken apartmanın önünde günlerce "ses var mı?" diye bekledi. Adıyaman'da bir anne, çocuklarının okul çantasını enkazdan çıkarabildi. Gaziantep'te, Malatya'da, Kahramanmaraş'ta ve diğer illerdeumut ile acı yan yana yürüdü. Kurtarılan her can sevinç gözyaşlarıyla karşılanırken, ulaşılamayan her enkazda yas büyüdü.
Deprem, yalnızca yer kabuğunu değil,ihmaller zincirini de gün yüzüne çıkardı. Uzmanların yıllardır uyardığı bu coğrafyada; depreme dayanıksız, plansız ve rant odaklı yapılaşma sürdürüldü. Müteahhitlerin maliyet düşürmek uğruna sattığı binalar, binlerce insan içinmezara dönüştü. Soruşturmalar başlatıldı, ihmaller yargıya taşındı ancak kaybedilen canlar geri gelmedi.
Felaketin ekonomik bilançosu da ağır oldu. Resmî açıklamalara göre depremin Türkiye ekonomisine maliyetiyüz milyarlarca lirayı buldu. Altyapı çöktü, sanayi durdu, tarım alanları zarar gördü. Ancak en büyük kayıp,insan hayatı oldu.
Bugün, 6 Şubat 2026?
Felaketin üçüncü yılındaAdıyaman'dan Hatay'a, depremde hayatını kaybedenler için anma programları düzenlendi. Enkaz alanlarında dualar okundu, mezarlıklarda gözyaşları yeniden aktı. Sessizlik, siren sesleri ve edilen dualarla bölge bir kez daha aynı acıyı yaşadı.
Öte yandanDiyanet İşleri Başkanlığı, 6 Şubat 2026 tarihli"Birlik ve Beraberlik" konulu Cuma hutbesini yayımladı. Hutbede, depremin bu coğrafya için bir ihtimal değil, bilinen bir gerçek olduğu vurgulanırken; dayanışma, sorumluluk ve ihmalden ders çıkarma çağrısı yapıldı.
6 Şubat depremleri, aradan geçen üç yıla rağmen yalnızca bir tarih değil;unutulmaması gereken bir uyarı, kaybedilen on binlerce canın sessiz haykırışı olarak hafızalardaki yerini koruyor.







