Bugün açıklanan enflasyon verileriyle birlikte, milyonlarca memur, emekli ve dar gelirlinin 2026 yılındaki yaşam standartları bir kez daha kağıt üzerindeki rakamlara mahkûm edilmiştir.
Açıklanan veriler göstermektedir ki; çarşı ile pazarın, mutfak ile istatistik kurumunun arasındaki makas hiç olmadığı kadar açılmıştır.
1. Rakamların Savaşı: Gerçeklik vs. İstatistik
Açıklanan verilere baktığımızda ortaya çıkan tablo, çalışanların neden geçinemediğinin kanıtıdır:
TÜİK'in İlan Ettiği: Aralık ayı enflasyonu %0,89, yıllık enflasyon %30,89.
ENAG'ın Verisi: Aralık ayı enflasyonu %2,11, yıllık enflasyon %56,14.
Aradaki Fark: Bağımsız veriler ile resmi veriler arasında tam 25 puanlık bir uçurum vardır. Memurun cebinden çalınan, işte bu 25 puanlık "görünmez" enflasyondur!
2. "Zam" Değil, "Erimenin Tescili"
Bu manipülatif veriler ışığında memur ve memur emeklisine reva görülen %18,61'lik artış, bir zam değil; geçmiş kayıpların dahi karşılanamadığının tescilidir.
SSK ve Bağ-Kur Emeklisi: %12,19 artışla açlığa terk edilmiştir.
En Düşük Emekli Maaşı: 18.938 TL seviyesinde kalarak, 2026 Türkiye'sinde kira ödemeye dahi yetmeyecek bir noktaya gerilemiştir.
3. Vergi ve Harçlardaki "Gerçek" Enflasyon
Devlet kendi alacaklarına (vergi, harç ve cezalar) Yeniden Değerleme Oranı üzerinden devasa artışlar yaparken, iş memurun maaşına gelince TÜİK'in "beklentilerin altındaki" rakamlarına sığınmaktadır. Hatırlatmak isteriz:
IMEI Kayıt Ücreti: 45.614 TL'den 54.258 TL'ye çıktı.
Pasaport Harcı: 11.274 TL'den 13.410 TL'ye yükseldi.
Yurtdışı Çıkış Harcı: Bir çırpıda %25 artışla 1.250 TL oldu.
Memur Maaşı: Sadece %18,61!
Devletin giderleri %40-50 artarken, memurun geliri neden %18'de kalmaktadır? Bu hangi adalet anlayışına sığmaktadır?
4. Refah Payı Şarttır!
Enflasyon farkı bir zam değildir; enflasyon farkı, paranın değer kaybının aylar sonra iade edilmesidir. Memurun ve emeklinin büyümeden pay almadığı, sadece geçmiş enflasyona ezdirildiği bir sistem sürdürülemez.
Hürriyetçi Eğitim Sen olarak gür bir sesle haykırıyoruz:
Mevcut zam oranları yok hükmündedir. Kamu çalışanlarının ve emeklilerin insanca yaşayabilmesi için EK REFAH PAYI verilmesi artık bir tercih değil, anayasal bir zorunluluktur.
İktidarı, rakamlarla oynamayı bırakıp halkın gerçek enflasyonuna bakmaya; yetkili ama etkisiz sendikaları ise masada tiyatro oynamak yerine meydanlarda hak aramaya davet ediyoruz.
Hak verilmez, alınır! Emeğimizin çalınmasına izin vermeyeceğiz!







