Türkiye'de 20 yaş üstü her 7 kişiden 1'i diyabet

Türkiye'de 20 yaş üstü her 7 kişiden 1'i diyabet

Türkiye'de 20 yaş üstü her 7 kişiden 1'inin diyabet(şeker hastası) olduğu belirtildi.


Atakum Belediyesi, Atakum Kent Konseyi ve bir tıp merkezi iş birliği ile 'Şeker Hastalığı ve Vücudumuza Etkileri' başlıklı panel gerçekleştirildi. Panelde alanında uzman doktorlar şeker hastalığı ile ilgili önemli bilgiler verdi.
Atakum Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü, Atakum Kent Konseyi ve bir tıp merkezi iş birliği ile şeker hastalığına dikkat çekmek ve hastalık konusunda farkındalık oluşturmak için ''Şeker Hastalığı ve Vücudumuza Etkileri'' başlıklı panel düzenlendi. Vedat Türkali Eğitim, Sanat ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen seminere Atakum Kaymakamı Kemal Yıldız, Atakum Belediye Başkanı Av. Cemil Deveci ile eşi Av. Gülay Deveci, Atakum CHP İl Kadın Kolları Başkanı Nazan Güneysu, Atakum Kent Konseyi Genel Sekreteri Şenol Katkat, belediye çalışanları ve Atakumlular katıldı. Panelde alanında uzman doktorlar şeker hastalığı ile ilgili önemli bilgiler verirken katılımcılardan gelen soruları da cevapladı.
Panelin açılış konuşmasını Dr. Mustafa Nusret Çiçekli gerçekleştirdi.

'Her 7 kişiden 1'i diyabet'
Panelde 'Şeker Hastalığı Tanısı Çeşitleri ve Tedavisi' başlıklı sunum yapan Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gülçin Ecemiş ''Diyabet yani şeker hastalığı sadece Türkiye'de değil tüm dünyada oldukça yaygın görülen ve tüm dünyanın mesai harcadığı özel bir hastalık grubu. Dünyada diyabet ve diyabete bağlı yüksek kan şekerinin oluşturduğu komplikasyonlar neticesinde her yıl yaklaşık 3,7 milyon yaşam kaybı meydana gelmektedir. Tüm diyabet çeşitlerini kabul edersek 11 kişiden birinin şeker hastası olduğu kabul edilmektedir. Diyabet vücuttaki tüm sistemleri etkileyen ve yaygın bir sistem bozukluğuna yol açan bir hastalıktır. Türkiye'de de 20 yaş üstü her 7 kişiden birinin diyabet olduğu bilinmektedir. Diyabet sıklığını tarif edersek diyabette her 2 kişiden biri halihazırda diyabetli ya da diyabetli adayı olduğunu bilmiyor. Dünyada her 6 saniyede bir kişi diyabet ve diyabetin kötü yönetimi nedeniyle hayatını kaybetmektedir' dedi.

'Gebelikte diyabet doğru zamanda teşhis edilmeli'
Diyabetin gebelik üzerindeki etkileri, anne ve bebek sağlığı üzerinde oluşturduğu riskler ile ilgili bilgi veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Aysın Akçay, 'Gebelik döneminde annede kanda yükselen plasental hormonlar nedeniyle annenin karbonhidrat, lipid ve protein metabolizmasında bazı değişiklikler oluşur. Annede oluşan kan şekeri yüksekliği nedeniyle artmış insülin ihtiyacına cevap veremediği durumlarda kan şekerinin yükselmesi aynı zamanda bebekte yüksek insülin düzeyine sebep olur. Bunun sonucunda anne ve bebeği ilgilendiren çok ciddi sağlık sorunları meydana gelebilir. Gebelikte oluşan diyabet doğru zamanda teşhis edilmeli ve mutlaka doğru izlenmelidir. Tedavi edilmediği durumlarda anne ve bebeği için çok ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilir. Gebelik öncesinde diyabetik kadınlarda anne ve fetüse ait risklerin minimuma inidirilebilmesi için mutlaka kan şekerinin ölçülmesi gereklidir' diye konuştu.

'Kalp damar hastalıklarında diyabet büyük risk'
'Diyabetin Kalp Üzerine Etkileri' konulu sunum yapan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Halit Zengin, 'Dünyada 382 milyon diyabet hastası var, bu sayının da giderek artacağı tahmin ediliyor. Ülkemizde de 20 yaş üzerinde yaklaşık 7 milyon diyabet hastası olduğu düşünülüyor. Bu da yaklaşık yüzde 15'e denk geliyor. Kalp damar hastalıkları ise dünyada en çok ölüme neden olan hastalıktır. Risk faktörlerinin başında da diyabet geliyor. Diyabetik ölümlerin yüzde 60'ını kalp damar hastalıkları oluşturuyor. Diyabetli kişilerde kalp damar hastalığı görülme sıklığı normal popülasyona göre 3 kat daha fazla. İnme riski 2 kat daha fazla. Diyabetli kişilerin kalp damar hastalıklarının seyri diyabetli olmayanlara göre daha kötü. Bu nedenlerden dolayı biz diyabetli kişilere çok ehemmiyet veriyoruz. Şeker ne kadar kontrol altında seyrederse risk oranları da o kadar düşüyor. Yılda 1 kez diyabet hastalarına tarama yapılması gerekiyor. Nefes darlığı, göğüs ağrısı, sıkıntı hissi, efor kapasitesinde azalma olanlar, bacaklarında yürümeyle ağrı olan hastalar özellikle tarama yaptırmalılar' şeklinde konuştu.

'Obez bireylerde diyabet riski 5 kat fazla'
Diyabet ve beslenme arasındaki ilişkiyi anlatan Diyetisyen Selin Ardanuç ise şunları söyledi:
'Obez bireylerin, normal vücut ağırlığına sahip kişilere göre diyabete yakalanma riski 5 kat daha fazla. Bel çevrenizi ölçün. Kadınlarda 88 santimetre, erkeklerde de 102 santimetre ve üzeri ise diyabet açısından bir risk faktörü taşıyorsunuz aslında. Diyabete zemin hazırlayan bazı faktörler var. Bunlar; hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme ve obezite. Sağlıklı ve dengeli beslenme, egzersiz ve hekiminiz tarafından diyabet tedavisinin birbirini tamamlar. Diyabet tedavisinde amaç kan şekerini hedeflenen aralıklarda tutmak ve diyabete bağlı komplikasyonların gelişmesini önlemek. Diyabet hastaları bir beslenme uzmanı kontrolünde doğru beslenme alarak, sağlıklı beslenme kurallarına uyarak, ağırlık kontrolünü sağlayarak ve elbette hekimleri tarafından verilen ilaçları kullanarak daha sağlıklı bir yaşam sürebilirler.'
Panel, hekimlere hediye takdimi ile son buldu.