SAMSUN SON DAKİKA

Samsunspor PFDK'ya sevk edildi
< >

CIAO BELLA

+
-
CIAO BELLA
CIAO BELLA

Av. Tufan Akcagöz'ün kaleminden...CIAO BELLA

Bir vatandaşımız aradı. 

'Telefonumun zil sesi Ciao Bella (Çav Bella). Başıma acaba bir sıkıntı gelir mi?' diye soruyor. 
Nasıl bir korku tünelinden geçtiğimize işaret olsun diye söyleme ihtiyacı duyuyorum. 
Şarkı türkü söylemenin, çalmanın nesi yasak olsun? 
Hem zamanında camiden dombra çalındığı için bu şarkı lanetlenmiyorsa, çav bella niye tu kaka edilsin ki? 
İtalya'nın kuzeydoğusunda bir güzel kenttir Verona.
Meydanında bir partizan heykeli vardır. Meşhur Capuleti ve Montecchi ailelerinin âşıkları Romeo ve Juilet'in aşk hikayelerini yaşayan caddeleri görmeden önce bu anıt heykelle karşılaşırsınız. 
Yaz aylarında, hele ki sabah saatlerinde tatlı bir serinliği vardır buraların. 
Bu anıt, bir simgedir ve İtalyan direniş hareketi deyince, II. Dünya Savaşı sırasında hem Mussolini iktidarına karşı hem de Nazi Almanyası'na ve onun işgali sonucunda kurulan kukla hükümetlere karşı verilmiş mücadele deyince ilk akla gelen, hiç şüphesiz partizanlardır. 
Çav Bella, işte o günleri anlatır ve özgürlük için ölen bir partizanın elindeki çiçeğin kokusunu bu günlere taşır. 
Ne bu güzel İtalyan ezgisi vebalıdır, ne de bu ezgiyi seslendirenler.. 
İnsanın yüreğine coşku veren ve müziğin evrensel olduğunu bir kez daha bizlere hatırlatan bu güzel ezgiler, insanlığın ortak mirası haline geldiyse, bunda toplum yararına mücadele edenlerin payı büyüktür.
Nazilerin türküleri var mı bilmem ama varsa bile bugün kim utanmadan çıkıp söyleyebilir ki?
Bir densiz, cami sistemine girip hoparlörden, İtalyan direniş türküsünü yayınlıyorsa bu açık bir provokasyondur. 
İlk bakışta, ergen işi gibi duruyor ama her neyse, sorumlusu kimse bulunsun isteriz. 
Çünkü bu densizlik, bütün toplumun huzurunu hedef almıştır. 
Yoksa, vatandaşın biri bana telefon açıp neden korkusunu ve endişesini paylaşsın ki? 
'Birbirimizin ezgilerine, marşlarına saygı duymuyoruz' dedi arkadaşım..
Nasıl olacak bu? 
'Birimiz için direnç kaynağı olan melodi, diğerimiz için nefret uyandırıyor'
Cami cemaati gündoğdu marşı mı söyleyecek, anlamadım..
Cuma'dan çıkarken 'Güzel günler göreceğiz çocuklar!' diye mi bağırsınlar istiyorsun? 
'Niye, güzel günler görmek kötü mü?'
'Motorları maviliklere, şarkılarda olsun sürmek; fena mı?'
O başka, bu başka..
'Olur mu; hepsi aynı..'
'Birbirimizin değerlerine saygı duymayalım, öylece ölüp gidelim..'
Olur mu öyle şey?
'Ya ne!'
Ülke ikiye ayrıldı arkadaşım..
Biz ayırmadık; yapmayın dedikçe yaptılar.
Vurmayın dedikçe vurdular.
Ali İsmail'i öldüren şeyin adı nedir? 
'Vurmayın, ölüyorum!' dedi ve öldü Ali İsmail..
Polisi vurdu, fırıncısı vurdu, bakkalı vurdu..
Ya Gezi'deki diğer çocuklar.. 
Niye öldürüldüler? 
Ethem Sarısülük, polis kurşunuyla hayatını kaybetti.
Neden?
Ülkeyi ikiye ayırdılar azizim!
Biz yapmadık onlar yaptı. 
Gezi olaylarında ölenler; öldürenler.. 
Şimdi birbirimizin şarkılarını söyleyeceğiz öyle mi? 
Ülke ekonomisi battı diyorlardı. 
Gezi olayları patladı, dolar fırladı, esnaf perişan diyorlardı. 
Şimdi dolar, gezi olaylarındaki yükselişten daha büyük tansiyonla geziyor..
Elinde palayla vatandaş kovalayan esnaf nerede? 
Ben dombra söylemem hayatta..
Sevmem de. 
Benim marşımın içinde, acı ve göz yaşı var belki ama birlikte kurtuluşu savunuyor tüm dizeleri..
Ya dombra? 
Bir adam güzellemesidir.. 
Bir tek adam manzumesidir. 
'Göründüğü gibi olan' adamın, marşlara ihtiyacı yoktur biraderim.. 
Biz ise güzel günler göreceğiz..
İnan buna, motorları maviliklere süreceğiz..
Güneşli günler göreceğiz. 
İşte bir sabah uyandığında, elleri bağlanmış bulduğun yurdunun her yanı işgal altında değil miydi yıllar önce? 
Geldikleri gibi gittiler.
Yenildiler. 
Kan, işgal, zulüm..
Hepsini yaşadı bu topraklar..
Ölenler, on beşindeydi, yirmisindeydi henüz. 
Öldüler. 
Güneşe gömüldüler.
Nazilerin türküsü var mıydı dostum? 
İstanbul'da kol gezen işgalcilerin marşları var mıydı?
Varsa bile, kim söylüyor, kim biliyor? 
Bir Marlene Dietrich şarkısı söyleyelim hep birlikte.. 
Cesaretle, coşkuyla..
'Kışlaların dışında, köşe ışığında
Her zaman ayağa kalkacağım ve geceleri seni bekleyeceğim..
İki kişilik bir dünya yaratacağız
Bütün gece seni bekleyeceğim
Senin için Lili Marlene..
For you Lili Marlen..
Çamurda ve soğukta yürürken
When we are marching in the mud and cold..
Sana olan aşkım gücümü yeniliyor
My love for you renews my might.. '
Güzel bir melodi, insan ruhuna çizilen resim gibidir. 
Çav bella, çav.. 
Bunun farkında olmak, ne büyük haslet.. 
Bak, dolaşıyor bütün yürekleri tek tek.. 
Beni de götür o dağlara.. 
O dağlar benim.
Kekik kokuyor dağlarım, taze bahar çiçekleri kokuyor.
Eğer ölürsem işte oraya göm beni ellerinle..
Toprağıma göm..
Ben şimdi gidiyorum ama yine geleceğim.
Şarkılarla ezgilerle..  
Halaylarla cümbüşlerle geleceğim. 
Çav bella, çav.. 
Güneş doğacak, açacak çiçek.. 
Gelip geçenler diyecek merhaba.. 
Merhaba ey güzel çiçek.. 
YORUMLAR1 yorum
Yorumunuz başarıyla kaydedildi
Mehmet İNAN328 gün önce
Harika bir yazı teşekkürler sayın Tufan bey ve yayın cı kuruluşa...
reklam
reklam
SIRADAKİ HABER