Tera Yatırım'ın düzenlediği Londra'daki Uluslararası Türkiye Yatırım Konferansı'nda toplam 25 trilyon doların üzerinde varlığı yöneten 50 fon yöneticisi ve Türkiye'den 21 şirketin temsilcisi bir araya geldi.
Türkiye sermaye piyasalarının öncü temsilcilerinden Tera Yatırım, uluslararası arenada Türkiye'nin yatırım potansiyeline yönelik farkındalığı artıracak toplantılarına devam ediyor. Geçtiğimiz ay Dubai'de yatırımcılarla biraya gelen şirket, 9-10 Mart tarihlerinde de küresel finansın kalbinin attığı İngiltere'nin başkenti Londra'da Uluslararası Türkiye Yatırım Konferansı'nın üçüncüsünü düzenledi. Şirketin düzenlediği Londra'daki konferansta, Türkiye'den 21 şirketin temsilcisi ve 25 trilyonun üzerinde varlığı yöneten 50 küresel fonun yöneticisi katıldı.
Küresel piyasalarda dalgalanmanın arttığı bir ortamda yoğun ilgi gören konferans, uluslararası yatırımcıların Türk şirketleri ile bir araya gelerek yatırım olanaklarının değerlendirildiği bir platforma dönüştü. Tera Yatırım Genel Müdürü Emir Münir Sarpyener, konferansa katılan yabancı fon yöneticilerinin Türkiye piyasaları ve ekonomisine olan ilgisinin artan jeopolitik risklere rağmen yoğun olduğunu belirtti.
Türk şirketlerine yoğun ilgi
Geçtiğimiz yıllarda Londra'da düzenledikleri 2 ayrı konferans sonuçlarının elde ettiği başarının ardından bu yıl üçüncüsünü düzenlediklerini söyleyen Sarpyener, şunları söyledi: 'Biz yıllardır yurtdışındaki kurumsal yatırımcıları Türkiye'ye taşıyoruz. Bu seferki buluşmaya banka, havacılık, sigorta, enerji, perakende, sanayi ve holding gibi çeşitli sektörlerden 21 Türk şirketi ve toplam 25 trilyon doların üzerinde büyüklüğündeki 50 yabancı fonun yöneticisi katıldı. Geçen yılki konferansa ise yine 20 Türk şirketi ve 50 fon yöneticisi katılım sağlamıştı. Konferansa yoğun katılım Türk piyasalarına yabancı ilgisinin artarak devam ettiğini gösterdi.'
Yatırımcı savaşı sordu
Londra'da düzenledikleri Türkiye Yatırım Konferansı'nın, yatırımcılar arasında iş birliklerini şekillendirmek açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu kaydeden Sarpyener, konferansla Türkiye'nin küresel yatırım alanındaki gücünü ortaya koyacak bir rol üstlendiklerini belirtti. Yabancı fon yöneticilerinin konferanstaki ilk gündem maddesinin bölgemizdeki savaş ve Türkiye olduğuna dikkat çeken Sarpyener, şunları söyledi: 'Konferansta Türkiye'nin savaş karşısındaki tutumunu ve piyasaların durumuyla ilgili sorular soruldu. Her ne kadar jeopolitik riskler artsa da yabancı Türkiye pazarına hep uzun vadeli bakıyor. Ayrıca uygulanan dezenflasyon sürecinin sekteye uğramaması da var olan negatif algıları artık pozitife çevirmiş durumda. Bu sebeple Türkiye zaten bir süredir yabancı fonlar ve uluslararası yatırım bankalarının radarında. Bunu yaptığımız konferanslarda da gözlemliyoruz. Yabancılar artık Türk şirketlerinin dirayetli ve dirençli olduğunu biliyor. Borsada yabancı sahipliği yüzde 30-35 bandına geldi. Yabancı yatırımcıların yılbaşından bu yana hisse senedi stoku yüzde 27'e yakın artarak 43 milyar dolara çıktı. İlgi sürecek gözüküyor' dedi.
Toplantı serileri sürecek
Tera Yatırım olarak yüzde 100 yerli sermayeli milli bir aracı kurum olduklarını söyleyen Sarpyener, 'Türkiye'nin finansal piyasalarına duyulan ilgiyi güçlendirerek, yatırımcılara, paydaşlarımıza ve sermaye piyasalarına en yüksek katma değeri sağlamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, yerli ve yabancı yatırımcıları bir araya getirdiğimiz benzer organizasyonları dünyanın farklı bölgelerinde düzenlemeye devam edeceğiz' diye konuştu.
Geçtiğimiz şubat ayında da Dubai'de olduklarının bilgisini veren Sarpyener 'Dubai'de de Türkiye'ye yatırım yapan fonları ziyaret ettik. Şayet savaş ortamı ve jeopolitik riskler biterse Dubai'de de bir yatırımcı konferansı düzenleme hedefimiz var' dedi.
''Yeni pazarlara girebiliriz''
Londra piyasalarında aktif olduklarına dikkat çeken Sarpyener 'Bu piyasalarda iki temel merkez var, New York ve Londra. Biz Londra'da aktifiz. Ancak bugün müşterimiz olan İngiltere'de kurulmuş birçok yatırımcı ve fon, savaş öncesi operasyonlarının bir kısmını Dubai'ye kaydırdı. Şayet gerginlik sona ererse Dubai'de de var oluruz. Ayrıca Singapur ve Hong Kong tarafına da açılabiliriz. İskandinavya ve Kıta Avrupası tarafında da çalışmak istiyoruz.







