Prof Dr Resul Yavuz: 'Yunan 1 Ordusu dalga beklerken tsunamiyle karşılaştı'
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof Dr Resul Yavuz, 30 Ağustos Zaferi'nin bir yıl içinde inançla kurulan 220 bin kişilik ordunun Yunan savunma hatlarının bir günde çökertilip Mudanya ve İzmir zaferlerine uzanan sürecin pazarlıklarla değil, sahada kazanılan kesin asker üstünlükle sağlandığını vurguladı
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Resul Yavuz, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın yıl dönümünde Büyük Taarruz sürecini anlattı. Sakarya Meydan Muharebesi sonrası yürütülen titiz lojistik, askerî ve diplomatik hazırlıkların zafere giden yolu açtığını belirten Yavuz, Mustafa Kemal Atatürk'ün stratejik dehasına ve Türk milletinin fedakârlığına dikkat çekti.
Eskişehir-Kütahya Savaşları'nda Türk ordusunun 60-65 bin civarında lojistik imkanlarıyla saldıran Yunan ordusunun ise 120 binin üzerinde olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Yavuz, '26 Ağustos, Türk tarihi açısından çok önemli bir dönüm noktası. Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra Türk ordusunun askerî, lojistik ve diplomasi alanındaki hazırlıkları neticesinde ortaya çıkan bir süreçtir. Eskişehir-Kütahya Savaşları'nda 60 bin civarında olan ordu yerine, bir yıl sonra Mustafa Kemal Yunan'ın karşısına Afyon'un güneyinde ve doğusunda 220 bin kişilik bir ordu çıkardı. Bu müthiş bir başarıdır. Anadolu insanı Mustafa Kemal'e inanarak cepheye gitti, canını dişine takarak vatanın kurtuluşuna katkı sağladı' dedi.
'Yunan 1. Ordusu dalga beklerken tsunamiyle karşılaştı'
Diplomasi girişimlerinin İngiltere tarafından karşılıksız bırakıldığını belirten Yavuz, 'Yusuf Kemal Tengirşenk ve Ali Fethi Okyar'ın Londra ve Paris'teki diplomatik temaslarından sonuç alınamayınca, Türk ordusu 26 Ağustos saat 05.30'da Afyon'un güneyinden harekete geçti. Yunan 1. Ordu Komutanı Trikopis, Türklerin en fazla 7 tümenle saldıracağını zannediyordu. Oysa gizlice 12-13 tümen kaydırılmıştı. Taarruz başladığında Trikopis ve Yunan 1. Ordusu, dalga beklerken tsunamiyle karşılaştı' diye konuştu.
'6 ayda aşamaz dedikleri o hatları tam bir gün sonunda aştı'
Yunan mevzilerinin sağlamlığına güvenen yabancı heyetlerin yanıldığını söyleyen Prof. Dr. Yavuz, 'Haziran ayında Yunan Komutan Hacıanestis ve İngiliz Albay Nairne cepheyi incelemişti. Nairne raporunda, 'Yunan cephe hattı bir savaş makinası gibi, Türk ordusunun bu hatları aşması mümkün değil' diyordu. Onların '6 ayda aşamaz' dediği savunma hatlarını Mustafa Kemal komutasındaki Türk ordusu bir günde aştı ve Afyon 27 Ağustos saat 17.00'de düştü' şeklinde konuştu.
'Burada herhangi bir pazarlık söz konusu değil'
İstanbul ve Boğazlar sürecindeki hilafet pazarlığı iddialarının asılsız olduğunu belirten Yavuz, '30 Ağustos Zaferi'nin ardından Türk ordusunun bir kısmı Boğazlar'a, bir kısmı da Bandırma üzerinden Çanakkale'ye yöneldi. İtilaf kuvvetlerinin İstanbul'daki mevcudu 6 bini bile bulmazken Boğaz'ı saran Türk kuvvetleri 100 bini aşıyordu. İngiltere hezimetten kaçınmak için Mustafa Kemal ile masaya oturup Mudanya Ateşkes Anlaşması sürecini başlatmak zorunda kaldı' ifadelerini kullandı.
'İzmir bir daha düşman ayağı basılmayacak şekilde kurtuldu'
İzmir'in kurtuluş anına değinen Prof. Dr. Resul Yavuz, '9 Eylül sabahı Türk ordusu Yüzbaşı Şerafettin komutasında İzmir'e girip valilikte bayrağı çekti. 8 Eylül akşamı Yunanların idaresini İngilizlere bıraktığı şehri, 9 Eylül'de İngilizler Türk ordusuna teslim etti. Böylece İzmir, bir daha düşman ayağı basılmayacak şekilde kurtuldu' dedi.