“Kudüs sevilmeden insanlığa girilemez“

Yazar ve şair Nuri Pakdil, İsrail`in Mescid-i Aksa`ya yönelik ihlallerine tepki göstererek, "Kudüs sevilmeden insanlığa girilemez. Tutsak Kudüs`e borcumuz, Kudüs`ü savunmaktır, özgürlüğüne kavuşturmaktır." dedi.

“Kudüs sevilmeden insanlığa girilemez“

 Nuri Pakdil, yaptığı açıklamada, Kudüs`e olan bağlılığının İslama olan bağlılığından kaynaklandığını söyledi.

Kimliğinin de İslam dinine olan sarsılmaz bağlılığından oluştuğunu sözlerine ekleyen Pakdil, `Bununla gurur ve onur duyuyorum. Ben, uygarlığımın değer yargılarından yanayım, İslam uygarlığının savunucusuyum. Uygarlığımızın yabancılaştırma girişimleriyle yenilmiş olan hakkını geri istiyorum.` diye konuştu.

Pakdil, Arap dünyasındaki yöneticilerin basiretsiz olduğu değerlendirmesini yaparak, şöyle devam etti:

`Her coğrafyada Müslümanların acı çekmesine sebep olmaları beni doğrudan ilgilendirmiştir. Filistin davasına inanmış ve bu davanın başarıya ulaşması için karınca kararınca çaba sarf etmiş bir yazarım. Dünyamda, İstanbul`un özel bir yeri, Kudüs`ün ise daha özel bir yeri vardır. Mekke, Medine, Kudüs ve İstanbul sevilmeden hayatın, yani varoluşumuzun hikmeti kavranılamaz. Ezeli ve ebedi ulu önderimiz, yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed`in, Miraç`a yükselirken en son ayak bastığı yer Kudüs`tür. Bizim eylemimizin evrenselliği oradan başlamaktadır. Kudüs`ü bunun için çok seviyoruz.`

Kudüs`ü savunmanın insanlık borcu olduğunu dile getiren Pakdil, `Yüreğimizin yarısı Mekke`dir, geri kalanı da Medine`dir. Üstünde bir tül gibi Kudüs vardır. Kudüs`ü savunmak, gerçek bağımsızlığı savunmaktır. Kudüs sevilmeden insanlığa girilemez. Tutsak Kudüs`e borcumuz, Kudüs`ü savunmaktır, özgürlüğüne kavuşturmaktır.` açıklamasında bulundu.

- `Yahudi, Avrupa-Amerika emperyalizmi adına vekaleten cürüm işliyor`

İlk kez 2015`te Kudüs`e gittiğini ve Kudüs`ün sanıldığı gibi çöl olmadığını anlatan Nuri Pakdil, Kudüs`ü görmenin olağanüstü heyecan verici olduğunu kaydetti.

Filistinli Müslümanların, Kudüs`de şiddet ve zulümle iç içe yaşamak zorunda kaldıklarının altını çizen Pakdil, `Filistin`de İsrail`in uyguladığı terör çok somut. Bütün caddeler İsrail askerleriyle dolu. Kudüs`e İsrail askerlerinin denetimindeki bir yoldan giriliyor. Birlikte gittiğimiz arkadaşlara epeyce zorluk çıkardılar. Filistin`de, tıpkı İkinci Dünya Savaşı`nda olduğu gibi, Berlin duvarı gibi tel örgülerle çevrili bir durum var. İsrailliler, Filistinlilerin el-Aksa camisine gelip namaz kılmalarını engelliyor.` şeklinde konuştu.

Pakdil, Filistin topraklarının Osmanlı`nın bir parçası olduğuna dikkati çekerek, şunları dile getirdi:

`İkinci Abdülhamid`in başkanlıktan düşürülmesiyle, sömürgecilerin Ortadoğu`yu parçalama politikaları yürürlüğe kondu. Yahudi, kendi adına doğrudan, Avrupa-Amerika emperyalizmi adına vekaleten cürüm işliyor.`

- `En büyük düşüm Kudüs`ün esenliğe çıktığını görmek`

Türk halkının Ortadoğu uygarlığını oluşturan halklardan olduğunu aktaran Pakdil, en büyük düşünün yeryüzündeki tüm müslümanların birliğinin sağlanması ve Kudüs`ün esenliğe çıktığını görmek olduğunu açıkladı.

Pakdil, Batılıların `Ortadoğu korkusu`ndan hala kurtulamadıklarına vurgu yaparak, bu korkunun Ortadoğuluların `İslam Uygarlığı`nı yeniden gün yüzüne çıkarma olasılığından kaynaklandığını söyledi.

Batının İslamın yükselişini engellemek için Müslüman halklara büyük bir kindarlıkla saldırdığına işaret eden Pakdil, sözlerini şöyle tamamladı:

`Ortadoğu halkları İslam uygarlığını yeniden canlandırabilirlerse, birlik olabilirlerse, çağın dengesizliği düzeltilebilecektir. Filistinli kardeşlerime, İslami devrim özlemi yüklü devrimci selamlarımı yolluyorum. Yaşasın, yeryüzündeki tüm inananların birlikteliği. Yaşasın Filistin. Yaşasın Kudüs.`