SON DAKİKA

Samsun'da mezarcılar birbirine girdi: 6 yaralı
<>
HaberlerSamsunDUA ETMEK Mİ? DUA OKUMAK MI?

DUA ETMEK Mİ? DUA OKUMAK MI? - Samsun Haberleri

DUA ETMEK Mİ? DUA OKUMAK MI?

+
-
DUA ETMEK Mİ? DUA OKUMAK MI?
DUA ETMEK Mİ? DUA OKUMAK MI?

En klasik tabirle dua; Allah ile irtibat kurmak ve halini ona arz etmektir. Ama aynı zamanda dua; Allah ile sohbet etmek, dertlenince ona ağlamak, sevinince mutluluğunu onunla paylaşmak, bir şeye kızdığında şikayetini ona anlatmak, üzüldüğünde ondan teselli bulmaktır. Bir nevi konuşmak ve  sohbet etmektir.

 

Peki biz bugün nasıl dua ediyoruz? Dua mı okuyoruz, dua mı ediyoruz?

 

Dua pek çoğumuzun bazı meclislerde rastladığı gibi ezberlenmiş, sonu redifli, kafiyesi bol, tekerleme gibi sözcüklerden oluşan bir şiir değildir. Dua etmek için tabiri caizse edebiyat parçalamaya da gerek yoktur. Çünkü Allah orada kullandığımız kelimelerin güzelliğini değil önce kalbimizdeki güzelliği yani samimiyetimizi önemser. ‘Kulum bana içten bir şekilde mi yalvarıyor, yoksa dua ettim demek için mi dua ediyor?’ nazarıyla bakar.

 

Karşılaştığımız bir diğer yanlış örnek ise bağırarak, haykırarak ve bazen çığlık atarak dua eden kişiler. Duanın da bir insicamı olduğunu ve nasıl dua etmemiz gerektiğini Allah bize Araf Suresi’nde şöyle bildirir:

 

‘Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, alçak sesle sabah akşam rabbini zikret.’ (Araf/205) 

  

‘Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez.’ (Araf/55) 

  

Ayette geçen haddi aşanlar, hiç şüphesiz Allah’a meydan okur gibi ya da sipariş verir gibi bağıra bağıra dua edenler ve Allah’tan değil başkasından medet umanlardır. Nitekim Allah kendisine değil bir başkasına dua eden kişinin durumunu, iki avucunu suya uzatan ama suya daldırmadığı için su içemeyen kişinin hazin durumuna benzetir Ra’d Suresinde:

 

‘Onlar ancak, ağzına gelsin diye iki avucunu suya doğru açıp yalvaran kimse gibidir. Halbuki bu yoldan su asla onun ağzına gelecek değildir.’ (Ra’d/14) 

 

Dua bizim Allah’a vermiş olduğumuz bir sipariş listesi değil, bir hal arz etme halidir. Dua ‘illa ki benim istediğimi vereceksin’ diye Allah’a bir dayatma yapmak değil, ondan ‘en hayırlısını sen bilirsin’ teslimiyetiyle dileğini istemektir.

 

Ezcümle dua, Allah’ın her arzumuzu kabul edeceği beklentisiyle yapılmamalı, her duamıza icabet edeceği bilinciyle yapılmalıdır. Nitekim Allah her duaya karşılık vereceğini şöyle buyuruyor:

 

‘Kullarım sana beni sorduklarında bilsinler ki şüphesiz ben yakınım, bana dua ettiğinde duacının dileğine karşılık veririm’ (Bakara/186) 

 

Allah’ın istediği gibi alçak sesle, kendi kendine, yalvararak, ürpererek ve umarak dua etmek dileği ile…

 

YORUMLAR
Yorumunuz başarıyla kaydedildi
reklam
reklam
SIRADAKİ HABER