SON DAKİKA

Son dakika! Sokağa çıkma yasağı gelebilir
<>
HaberlerSamsunTEVEKKÜL MÜ, İSYAN MI?

TEVEKKÜL MÜ, İSYAN MI? - Samsun Haberleri

TEVEKKÜL MÜ, İSYAN MI?

+
-
TEVEKKÜL MÜ, İSYAN MI?
TEVEKKÜL MÜ, İSYAN MI?

Kureyş ordusu komutanı Ebu Sufyan, Revha’da Müslümanların üzerine saldırarak onları imha etmeyi planlıyordu. Ancak Müslümanların kalabalık bir donanmaya sahip olduğu haberini alınca korktu ve bu planından vazgeçti. Elinde tek bir çare kalmıştı artık.Psikolojik Savaş!  Bunun üzerine bir kervan vasıtasıyla Müslümanlara haber uçurdu ve şöyle dedi:‘Muhammed’e rastlarsanız ona, kendilerini toptan yok edeceğimizi söyleyin’. Amacı Müslümanları korkutmak ve dağılmalarını sağlamaktı. Haber Müslümanlara ulaştığında, bunun böyle olacağına emindi Ebu Sufyan ve askerleri… Peki Müslümanlar ne yaptı?“Hasbünallahü ve ni‘me’l-vekil” (Allah bize yeter, O ne güzel vekildir) dediler. Allah’a teslim oldular, ona dayanıp güvendiler ve kararlılıklarını gösterdiler.

 

Birtakım insanlar onlara, "İnsanlar size karşı asker toplamışlar, onlardan korkun" dediler de bu, onların imanlarını arttırdı ve "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!" diye cevap verdiler. (Al-i İmran/173) 

 

Aynı teslimiyeti Hz.İbrahim de Nemrud tarafından ateşe atılacağı vakit göstermiş ve“Hasbünallahü ve ni‘me’l-vekil” demiştir.(Buhari, Tefsir, 3/13) 

 

Peki nedir zor durumlarda bu imdadımıza koşan söz? Neden söylendiğinde insanı rahatlatır, o dağ gibi büyük sorunlar parçalanıp toz zerrelerine dönüşür ve son kertede yok olur? Bu sırrın cevabı;TEVEKKÜL! 

 

Tevekkül, Hz.Peygamber’in deyişiyle, deveyi önce sağlam kazığa bağlamak sonra Allah’a emanet etmek demek. Tevekkül 2 aşamalıdır.İlk aşamada ; elinden gelen tüm çabayı sarf etmek ve bütün önlemleri almak vardır.İkinci aşamada  ise; artık işin sonunu düşünmeyi bırakıp, ‘şimdi ne olacak!’ kaygısından arınıp, strese girmek yerine tasalanmayıp bu yükü omuzlarından atmak ve Allah’a havale etmek!..

 

 Özetlemek gerekirse; İşin sabrını çekmek yani külfetine katlanmak bize, halletmesi ve çözüme kavuşturması Allah’a…

 

Buradaki yanılgımız; işin neticesi istediğimiz gibi sonuçlanmadığında ‘Allah beni duymadı mı?’, ‘Duama neden icabet etmedi?’, ‘Allah hiç mi çabamı görmedi?’ diye serzenişte bulunup, isyana giden kapıyı sonuna kadar aralamaktır. Buna en güzel örnekserçe hikayesinde  saklı belki de…

 

‘Serçe Allah’a küsmüş. Günler geçiyor ama serçe hiç ötmüyor, hüzünlü ve mahzun şekilde bekliyormuş. Melekler Allah’a merakla serçeyi soruyormuş ama Allah her defasında ‘o gelecek’ diyormuş. ‘Çünkü onun sesini duyacak ve o minik kalbindeki derdini anlayacak tek kişi benim.’ Bir zaman sonra serçe gözyaşları içindeyken Allah ona seslenmiş: ‘Söyle bana, canını sıkan ve kalbini hüzne boğan nedir?’. Serçe sitemli biraz da mahzun ses tonuyla: ‘Küçük bir yuvam vardı. Ne kimseyi rahatsız ederdim, ne de o küçük yuvamla dünyada yer kaplardım. Sen onu bana çok gördün, fırtına çıkardın, yuvamı elimden aldın!’ demiş. Daha fazla konuşamamış, sözler boğazında düğümlenmiş. Melekler başını önüne eğmiş, herkes Allah’ın cevabını merak içinde beklemeye koyulmuş. Allah: ‘Sen yuvanda dinlenirken, seni avlamak isteyen bir yılan yuvana doğru geliyordu, seni yılandan korumak için fırtınaya emrettim, yuvanı yıksın da böylece sen oradan uzaklaş ve hayatını kurtar istedim.’ Serçe mahcubiyet içinde ağlamaya başlamış. Çünkü anlamış küstüğü en yakın dostunun aslında onu ne kadar çok sevdiğini, düşündüğünü  ve şefkatli olduğunu… Sadece şunu diyebilmiş minik serçe:‘Affet Allahım!’ 

 

Başımıza gelen her bir olayda Allah’a tevekkül edelim, imtihanımızın acısını ve yükünü onunla paylaşalım, O’na güvenelim ve sonucunu sabırla bekleyelim. Mevlana’nın dediği gibi,İstediğimiz bir şey olursa bir hayır, olmazsa bin hayır arayalım . Olmazsa küsmeyelim, sırtımızı dönmeyelim, isyan etmeyelim. Çünkü imanın kalitesi tam bu noktada kendini gösterir. Nasıl bir kulsun, ne ölçüde sağlamsın ve ne kadar Allah’a yakınsın?

 

Kaliteli bir Müslüman olmak temennisi ile…

YORUMLAR
Yorumunuz başarıyla kaydedildi
reklam
reklam
SIRADAKİ HABER