SON DAKİKA

Müge Anlı:'Samsun'a emniyet müdürü olmak istiyorum'
<>
HaberlerSamsunBen bu işten bir şey anlamadım

Ben bu işten bir şey anlamadım - Samsun Haberleri

Ben bu işten bir şey anlamadım

+
-
Ben bu işten bir şey anlamadım

Yeni İnfaz Yasası çıkarılırken onay veren her milletvekili bu vatandaşın vekili değil birer siyasi kukladır.

Öyle ya başka türlü nasıl sapıkları sokaklara salacaklardı.

Hele bir anne baba olarak nasıl onay verebilirler? Akıl almıyor. Tek açıklama koltuk sevdası uğruna kararmış gözler.

Genel başkan ne derse sorgusuz sualsiz elini kaldır indir oy ver. Bunun adı siyasi kukla olmak değildir de nedir?

İstanbul Beyoğlu'nda 5 yaşlarındaki kız çocuğunu tenha bir yere götüren 50 yaşındaki sapık, küçük kıza tecavüz etmek üzere iken etraftakiler minik yavrunun sesini çığlıklarını duydu.

Küçük çocuğun görüntülerini TV’de izlerken kanım dondu. ‘Babamı istiyorum’ çığlıkları aynı yaşlardaki kızımı aklıma getirdi.

Minik yavru kurtuldu ama ömür boyu sürecek bir travma yaşadı. Ya oradan geçenler o yavrunun sesini duymasaydı?

Sapık kaçamadan yakalandı. Ne tesadüftür ki tecavüzcü sapık 2 gün önce cezaevinden Yeni İnfaz Yasası ile çıkmış. Sabıka kaydında birçok taciz ve tecavüz suçu var. Fakat son cezaevine girişi bu suçlardan olmadığından salıverilmiş.

Yani “Biz tacizci tecavüzcüyü dışarıya çıkarmadık” diyenler yalan söylüyor. Bir suçlu düşünün tacizci tecavüzcü defalarca hapise girmiş çıkmış. Fakat son cezaevine giriş suçu cinsel suç olmadığından, mesela basit bir hırsızlık suçu olduğundan salıverildi. Ne oldu bu sapık yeniden sokaklara döndü. 2 gün sonra da küçük bir kıza tecavüze kalkıştı.

Bu iş vatandaşın vicdanında eğer derin bir yara değilse, eğer vatandaş bu işin hesabını sandıkta sormuyor ise bu tür vakalarla karşılaşıldığında kimse ‘Ah yavrum vah yavrum’ demesin. Timsah gözyaşları dökmesin. Herkes de çoluğuna çocuğuna sahip çıksın. Bizler evde karantinada iken milletvekilleri iti uğursuzu hırlısı hırsızı hepsini sokağa saldı.

Ben de bu işten bir şey anlamadım…

BİZİM MASKELER PKK’YA MI GİTTİ?

Devletimiz maşallah maske konusunda dünyada bir numara. Avrupa ülkelerinden ABD’ye kadar hangi ülkenin maske ihtiyacı varsa Türkiye ulaştırıyor.

Bir alo demelerine bakıyor. Hemen maske dolu uçaklarımız o ülkeye konuveriyor.

Siz eczanelerden maske alamadınız mı? Kod mu gelmedi? Eczanelerde maske mi yok? Eğer bunlardan şikayetçi iseniz büyük ihtimalle devletimizi kötülemeye çalışıyorsunuz.

Neyse benim asıl değinmek istediğim birkaç küçük aksaklık yaşanması sonucu maske alamamanız değil.

Türkiye koronavirüs salgını nedeniyle ABD'nin yardım talebini geri çevirmedi. Kovid-19 salgınından en çok etkilenen ülkelerin başında gelen ABD’ye yardımda bulunduk.

Hepimizin milliyetçi damarları şişti. Tüylerimiz diken diken. ABD bize muhtaçtı. Biz ABD’ye yardım gönderiyorduk.

Fakat Corona virüsü salgınından en çok etkilenen ülke olan ABD'ye iyilik yaparak 2 gün boyunca üst üste 2 uçak dolusu malzemesi göndermemizin ardından ABD’de Suriye'deki terör örgütüne TIR'larla sağlık yardımı yaptı.

Hani bunların sağlık malzemesi yoktu? Ya bizden aldıkları malzemeleri PKK’ya verdiler yada ABD kendi vatandaşından sağlık malzemesi esirgeyerek PKK’ya veriyor.

Ben şudur, diyerek yorum yapmayacağım. Sadece kabaran milliyetçilik duygularım yerine bir dolandırılmışlık hissi çöktü üzerime.

Bu hissi İsveç’ten Sağlık Bakanlığı uçağı ile Türkiye’ye getirilen Emrullah Gülüşken olayında da yaşadım. Allah’ım o ne büyük gurur. Duyardık yıllar önce Almanya Türkiye’de yaşayan vatandaşları için uçak ve helikopter gönderirdi sağlık sorunu yaşadıklarında.

Aynı olay artık bizim vatandaşımız içinde artık geçerliydi.

Biz bunları konuşurken İsveç Federal Göçmen Dairesi, İsveç’te yeterli tedavi göremediği iddiasıyla Türkiye’ye getirilen Emrullah Gülüşken ile kızları Samira ve Leyla hakkında, dava açtı. Davanın ciddiyeti büyük sınır dışı edilmeleri söz konusu.

Sağlık sistemini beğenmediğiniz sizi ölüme terk ettiğini iddia ettiğiniz ülke sizi sınır dışı etse ne olur? Sonuçta Türkiye gibi bir anavatanınız var. Geri dönersiniz değil mi?

Öyle olmadı. Gülüşken ailesi İsveç’ten özür diledi. “ Leyla Gülüşken babamın Türkiye’de tedavi edilmesini istedik sadece o yüzden bu açıklamayı yaptım’ dedi.

İnsan beğenmediği bir ülkeden beğendiği anavatanına gönderilmekten korkup neden özür diler ki?

Ben bu işten bir şey anlamadım.

YORUMLAR
Yorumunuz başarıyla kaydedildi
reklam
reklam
SIRADAKİ HABER