Samsun'un '81 İl 81 Ürün' programındaki ürünü kenevir oldu
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen 'Anadoludakiler: 81 İl 81 Ürün Programı' kapsamında Samsun'u temsil edecek ürün 'kenevir' olarak belirlendi Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı OKA Yönetim Kurulu kararıyla seçilen kenevir için üretimden sanayiye uzanan süreçte katma değeri artıracak çalışmal
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Kenevir Araştırmaları Enstitüsü ev sahipliğinde, OMÜ Teknoloji Transfer Ofisi (TTO), OKA ve MEDİKÜM iş birliğiyle Samsun OMTEL Otel'de düzenlenen çalıştay; kamu kurumları, akademisyenler, sektör temsilcileri ve paydaşları bir araya getirdi. Gün boyu süren programda tıbbi kenevirin üretimi, işlenmesi, ruhsatlandırılması ve nihai ürüne dönüşüm süreçleri farklı oturumlarda ele alındı.
'Ülke olarak kenevir üretimi ve işlenmesi konusunda çok ciddi bir potansiyele sahibiz'
Programın açılışında konuşan OMÜ Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selim Aytaç, kenevirin yalnızca tarımsal bir ürün olarak değerlendirilmesinin yeterli olmadığını belirterek, 'Asıl başarı, bu bitkiyi tarladan alıp laboratuvarlara taşımak ve oradan da yüksek katma değerli nihai ürünlere dönüştürebilmektir. Bu yüzden odağımızı sadece üretimle sınırlamıyoruz. Ülke olarak kenevir üretimi ve işlenmesi konusunda çok ciddi bir potansiyele sahibiz. Bu potansiyelimizi küresel bir güce dönüştürebilmenin yolu; bürokrasinin, akademinin, yatırımcıların ve üreticilerin uyum içinde, teknoloji odaklı bir şekilde çalışmasından geçmektedir' dedi.
'Yerel değerler ekonomik güce dönüşecek'
Çalıştayın açılışında konuşan OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle, kenevirin sektör paydaşlarının görüşleri doğrultusunda Nisan 2026'da alınan yönetim kurulu kararıyla Samsun'un temsil ürünü olarak belirlendiğini söyledi. Dicle, '81 İl 81 Ürün Programı'nın temel amacı; Türkiye genelinde her ilin özgün ürünlerini belirlemek, bu ürünlerin ekonomik, sosyal ve kültürel katma değerini artırmak ve bütüncül bir yol haritası çerçevesinde sürdürülebilir biçimde geliştirmektir. Program; markalaşma, yenilik, tanıtım, pazarlama, kapasite geliştirme ve izleme süreçlerini birlikte ele alan stratejik bir yaklaşım sunmaktadır. Önümüzdeki süreçte mevcut durum analizi ve yol haritası çalışmaları yürütülecek, ardından değer zincirini güçlendirecek eğitim, danışmanlık, pazar analizi, teknik ve mali destekler devreye alınacaktır' diye konuştu.
Keneviri yalnızca bir tarım politikası başlığı olarak değerlendirmediklerini ifade eden Dicle, 'Keneviri; kırsal kalkınma, sosyal kalkınma, sanayi dönüşümü, medikal teknoloji, üniversite-sanayi iş birliği ve yerel markalaşma eksenlerinde çok boyutlu bir kalkınma alanı olarak görüyoruz' şeklinde konuştu.
'Kenevirin küresel pazarı milyarlarca dolarlık hacme ulaştı'
OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, konuşmasında kenevire dayalı ürünlerin küresel ölçekte büyüyen bir ekonomik alan oluşturduğunu söyledi. Aydın, 'Kenevire dayalı ürünlerin küresel pazarı her geçen gün büyümekte ve milyarlarca dolarlık ekonomik hacme ulaşmaktadır. Bu tablo, ülkemizin tarım politikalarında kenevire özel bir başlık açılmasını gerekli kılmaktadır. Kenevir; tarımdan tekstile, otomotivden gıda ve yem sektörüne, malzeme üretiminden sağlığa kadar geniş kullanım alanına sahip stratejik bir bitkidir' ifadelerini kullandı.
Tıbbi kenevirin son yıllarda sağlık alanındaki kullanımının arttığını ifade eden Aydın, kenevir bitkisinde 460'tan fazla bileşik bulunduğunu, bunların 100'den fazlasının fitokannabinoid olarak tanımlandığını belirtti. Özellikle THC ve CBD bileşenlerinin sağlık alanındaki araştırmalar açısından önem taşıdığına dikkat çeken Aydın, tıbbi kenevirin uyku bozuklukları, ağrı, inflamasyon, nörodejeneratif hastalıklar, epilepsi ve kanser gibi alanlarda destekleyici potansiyel gösterdiğine ilişkin bilimsel çalışmalar bulunduğunu kaydetti.
Samsun'un geçmişten günümüze Türkiye'de kenevir yetiştiriciliğinin en yoğun yapıldığı illerden biri olduğunu vurgulayan Aydın, OMÜ bünyesinde 2019 yılında kurulan Kenevir Araştırmaları Enstitüsü'nün yaklaşık 2 bin genotipten oluşan genetik kaynak havuzuyla çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Enstitü bünyesinde yürütülen ıslah çalışmaları sonucunda Türkiye'nin ilk yerli endüstriyel kenevir çeşitleri olan 'Narlı' ve 'Vezir'in geliştirildiğini belirten Aydın, çalıştayın kurumlar arası iş birliğini artıracağını ve sektörün gelişimine katkı sağlayacağını ifade etti.
Tarladan sanayiye uzanan süreç hedefleniyor
Program kapsamında kenevirin üretim, işleme, pazarlama ve tanıtım süreçlerine yönelik çalışmalar yürütülecek. Kenevirin yalnızca tarımsal bir ürün değil; sanayi, sağlık, tekstil ve farklı sektörlerde katma değer oluşturan stratejik bir ürün olarak değerlendirilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda altyapının güçlendirilmesi, üreticilerin desteklenmesi, yatırım alanlarının geliştirilmesi ve Samsun'un kenevir alanında ulusal ölçekte öncü merkezlerden biri haline getirilmesi hedefleniyor.
'Bu sanayiyi ve insanların ihtiyaç duyduğu bu alanı yeniden harekete geçirmek gerekmektedir'
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar ise programda yaptığı konuşmada şunları söyledi:
'Her yıl yaklaşık yüzde 25'lik bir ivmeyle büyüyen ve dünya tarihinde üçüncü kez dosyası açılarak kullanımı teşvik edilen tıbbi kenevirin, ülkemiz adına güvenli, kaliteli ve etkili bir şekilde kullanılması için Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı ve Yüce Meclisimizdeki vekillerimizin onayladığı bir kanunu hayata geçirdik. Şu anda da bu kanunun ikincil mevzuatını yayımladık, yayımlamaya devam ediyoruz. Bunun gerekçeleri ve aktörleriyle birlikte hep birlikte hazır mıyız, değil miyiz? Zincirin halkalarında görevini yerine getiremeyenler olursa başarıyı yakalayamayacağımız kesindir. Kenevir; vücutta var olan, endokanabinoid sistemi olarak adlandırılan; ağrının yönetilmesi, öğrenme süreçleri, dikkatin artırılması ve sindirim sisteminin düzenlenmesi gibi çok yaygın rollere sahip bir mekanizma üzerinden etki göstermektedir. Bu sistem üzerinden etki eden kimyasal maddelerle kıyaslandığında; karaciğere hasar verme, bağımlılık oluşturma veya bir süre kullanıldıktan sonra etkinliğinin azalması gibi durumlar bakımından önemli avantajlar sunduğu değerlendirilmektedir. Bu yönüyle büyük umut vadetmektedir. Bu sanayiyi ve insanların ihtiyaç duyduğu bu alanı yeniden harekete geçirmek gerekmektedir.'
Rektör Aydın'ın Prof. Dr. Ahmet Ayar'a hediye vermesi ile çalıştayın ilk bölümü sona erdi.
Samsun Medikal İnovasyon Kümesi Derneği (MEDİKÜM) Başkanı Ahmet Alp Doğru ve Yozgat Bozok Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Evren Yaşar da birer konuşma yaptı. Çalıştaya ayrıca Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Fikret Çavuş katıldı.