Sahi ne olacak şu CHP'nin hli
Samsun Barosu önceki dönem başkanlarından Avukat Kerami Gürbüz, kaleme aldığı yazısında Cumhuriyet Halk Partisi'nin son yıllardaki siyasi tutumunu ve parti içi gelişmeleri değerlendirdi
Son 12 yıl içerisinde arka arkaya birer kurtarıcı olarak Ekmeleddin İhsanoğlu'na, Muharrem İnce'ye, Kemal Kılıçdaroğlu'na sarılan CHP'liler; seçimlerin kaybedilmesinin hemen ardından kurtarıcı olarak sarıldıkları bu insanları en büyük düşman ilan ettiler.
Bugün ise kurtarıcı hatta mehdi gibi sarıldıkları kişiler Özgür Özel - Ekrem İmamoğlu ikilisi... Yarın yine bir seçim hüsranı olursa demek ki CHP'lilerin yarınlardaki potansiyel düşmanları da bu ikili olacak!!! Peki son 12 yıl içerisinde CHP Türkiye'nin kâmil anlamda demokratik bir hukuk devleti olabilmesi için yapısal reformlar anlamında hangi projeyi, hangi gelecek planlamasını kamuoyuna sundu?!!!
Milletin açlığı, yokluğu, yoksulluğu, sosyal ve ekonomik çöküşüyle alakalı hangi çözüm önerileri CHP tarafından üretildi?!!! Sahi CHP her şeyden önce kendi tüzel kişiliği olarak kurumsal demokratik bir yapıda olsaydı her seçimde farklı bir kurtarıcıya sarılıp hemen seçim sonrasında da onların kellesini koparmak zorunda kalır mıydı?!!!
Son yerel seçimlerden sonra da -ki, aldıkları oyların ciddi bir kısmı emanet oy olmasına rağmen- CHP'yi ve CHP'lilerin önemli bir kısmını
"ne oldum deliliği sendromu" sarıp sarmaladı, çıktıkları kibir dağlarının üzerinde kendileri ve kendi partilileri dışında kimseyi gözleri görmez oldu. Kazandıkları belediyelerde toplumun tüm kesimlerini kucaklayacak etkinlikler yapmaları umulurken kendi dar ideolojik kitlelerinin dışında kimseye hitap etmeyen etkinliklerle günü kurtarma, bazı belediyelerinde de bunu kişisel ranta çevirme yarışına girdiler.
CHP'liler, yerel seçimlerde ellerine tarihi bir fırsat verilmiş olmasına rağmen an itibariyle -anket sonuçlarından gördüğümüz kadarıyla- bu imkanı kitlesel bir parti olarak halkın umudu olmaya eviremediler.
Bugün (30 Mayıs 2026) ise Ankara'da CHP'liler tarafından iki ayrı miting gibi iki ayrı bayramlaşma programı düzenleniyor.
Bayramlaşma mı, ayrışma mı???!!!
Halen olan bitenden ders çıkarılabilmiş değil!!! "Mutlak butlan kararı" aylardır bangır bangır bağırarak ben geliyorum dediği halde görüyoruz ki hem Kılıçdaroğlu hem Özel - İmamoğlu ekibi bu karara hazırlıksız yakalandılar. Şimdi ise her iki taraf da "biz nerede hata yaptık, bu halimizle millete umut olabilir miyiz?" diyerek kendilerini bir sorguya çekmek yerine bilakis kendi taraftarlarını konsolide ederek birbirlerine karşı keskinleştirip militanlaştırmayı bir yol olarak tercih ediyorlar.
Eğri cetvelden doğru çizgi çıktığı nerede görülmüş?!!!
Vizyonsuz, samimiyetsiz, liyakatsiz, halktan kopuk, sadece nutuk ve slogan atmayı siyaset zanneden tiplerden oluşan kadrolarla parti olunamaz.
Bunlarla olunsa olunsa doğum günü partisi, yılbaşı partisi, milli bayramları kutlama partisi, seçim zaferi kutlama partisi olur.
Ama o partilerden sonra ayılma ve ayıkma zamanına kadar atı alan Üsküdar'ı yine çoktan geçmiş olur.
Sahi ne olacak şu CHP'nin hâli?!!!! Yoksa bu kadar yönetim zaafiyetine, yolsuzluk, yoksulluk, liyakatsizlik, adam kayırmacılık, kamu kaynaklarının bölüşümündeki adaletsizlik zirvede dolayısıyla geniş halk kitlelerinin memnuniyetsizliği üst düzeyde olmasına rağmen iktidara yine can suyunu CHP'nin işte bu sorumsuz, vizyonsuz tavır ve politikaları mı sunacak? Hep beraber göreceğiz.