İÇİMİZDEKİ MOSSAD AJANLARI
Mustafa Bilik'in kaleminden : İÇİMİZDEKİ MOSSAD AJANLARI
Dünya tarihine şöyle bir bakın; tesadüfe yer bırakmayacak kadar net bir manzara göreceksiniz. Son yüz yılda Müslüman coğrafyası, her on yılda bir büyük savaşlarla, yıkımlarla ve kanla sarsıldı.
1947/48: Hindistan?Pakistan Savaşları
1948: Arap?İsrail Savaşı
1967: Altı Gün Savaşı
1973: Yom Kippur
1980/88: Kardeş kavgası; İran?Irak Savaşı
1991 / 2003: Irak'ın adım adım yok edilişi
2020: Karabağ? ve bugün Gazze!
Osmanlı'yı parçalayıp Ortadoğu'yu bir cetvelle çizen o emperyalist akıl, yüzyıllarca Haçlı Seferleri ile başaramadığını, Osmanlının ardından "içimizdeki boşlukları" kullanarak başardı. Müslüman coğrafyası bugün, iki sırtlanın;ABD ve İsrail'in açık hedefi haline gelmiş durumda.
Medeniyet Maskeli Barbarlık: Trump, Netanyahu ve Epstein Bataklığı
Bu düzenin başını çekenlerin ne merhameti ne de kutsalı var. Bizim "uygar dünya" dediğimiz o yapı, aslında petrol ve güç uğruna her türlü pisliğe batmış bir bataklıktan ibaret.Venezuela'yı hatırlayın; Bir gecede nasıl egemen ve özgür bir ülkeye çöktüklerini, zenginliklerinin nasıl pay edildiğini dünya izledi.
Bugün Gazze'de bebekleri katleden, hastaneleri bombalayan, çadırları ateşe verenNetanyahu ve onun en büyük destekçisiTrump, sadece birer siyasi figür değil; onlar tescilli birerbebek kasabıdır!
Üstelik bu adamların ahlaki zeminleri de yerle bir.Epstein dosyalarındaki o mide bulandırıcı rezillikleri, çocuk istismarı ağlarını, şantaj çarklarını tüm dünya duydu. Kendi pisliklerini Müslüman kanıyla örtmeye çalışan, ruhlarını karanlığa satmış bu güruhun, "demokrasi" veya "insan hakları" dersi vermesi tam bir kara mizah örneğidir.
Gelelim İçimizdeki "Truva Atlarına"
Dışarıdaki düşmanı tanıyoruz. Peki ya içeridekiler?
İran, son 200 yıldır kimseye saldırmamış, ağır yaptırımlar altında ayakta durmaya çalışan bir komşumuz. Diğer yanda ise 1948'den beri bölgeyi kan gölüne çeviren, gözünü Türkiye topraklarına, yani"Arz-ı Mev'ud" saçmalığına dikmiş bir İsrail var.
Tam İsrail ve ABD, İran'a karşı operasyonlarda başarısız olmaya başlamışken tam zalim ile mazlumun kavgasında mazlum yumruklarını zalimin ağzının ortasına çakarken bir bakıyoruz ki bizim mahallenin "hoca" kılıklı isimleri aniden piyasaya çıkıyor.Halil Konakçı ve Cübbeli Ahmet...
BU SAATTEN SONRA DERDİ MEZHEP OLANIN, KIBLESİ TEL AVİV'DİR
İran Şii diye mi rahatsızsınız, yoksa İsrail ile gizli bir gönül bağınız mı var?
Bebekler ölürken, İslam ümmeti paramparça edilmek istenirken sesi çıkmayanlar şimdi İsrail yerle bir olmaya başlayınca ortalığa döküldüler. Tam birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olduğu anda mezhep fitnesi çıkarmak kime hizmet eder?
İran halkı Müslümandır. Aynı Ramazan'da oruç tutuyor, aynı kıbleye dönüyor, aynı Allah'a secde ediyor aynı peygambere iman ediyoruz. Şii İran'da Sünni değerlere hakaretin haram olduğuna dair fetvalar varken, Türkiye'de bu fitne ateşini körüklemek MOSSAD ajanlığından başka nedir?
İsrâ Suresi 16. Ayet ne diyor:
"Bir ülkeyi helâk etmek istediğimizde oranın şımarmış yöneticilerine emirler veririz; onlar ise orada günah işlemeye devam ederler. Sonunda o ülke helâke müstahak olur..."
Bugün İsrail bu hükme doğru sürüklenirken, içerideki fitnecilerin rahatsızlığı aslında efendilerinin zayıflamasıdır. Mezhepçilik maskesi altında yapılan bu propaganda, ümmeti bölüp sömürülmesini kolaylaştırmaktan başka bir işe yaramaz.
Sonuç olarak: Bugün mesele Şiilik-Sünnilik değil; mesele insanlık onuru ile bebek katili siyonizm arasındaki savaştır. Bu fitneyi yayanlar, Gazze'de dökülen her damla kanda pay sahibidir. Tarih, zulme karşı duranları da, mezhep tartışması arkasına saklanıp zalimin ekmeğine yağ sürenleri de yazacaktır.
Siz hangi taraftasınız? Mazlumun yanında mı, yoksa bebek kasaplarının mı?