• DOLAR
    5.6626
  • ALTIN
    223.181
  • EURO
    6.5275
  • BİST
    96455
Samsun 19°
parçalı bulutlu
banner186
samsun haber
‘Gazetecilik kan kaybediyor’
14 Ocak 2018 Pazar 11:48

Duayen gazeteci Osman Kara mesleğin dününü, bugününü ve yarınını Pazar sohbetinde Samsunsonhaber’de İlhan Demircioğlu’na anlattı. Kara, “ Günümüzde bilgi çok ucuzladı. Kalite de para ile ölçüldüğü için insanlar bilgiyi kalitesizlik olarak görmeye başladı’ dedi.

Samsun Son Haber

‘GÜVEN KAYBETTİK’

“Gazetecilik düne göre çok kolay, bugüne göre çok zor. Mesleğin gururu düne göre çok büyük bugüne göre maalesef çok az. Her geçen gün değerlerini yitiren bir toplumda, değer kaybeden müesseselerin, kurumların başında ne yazık ki gazetecilik geliyor.1970’li yıllara kadar hatta 70’li yıllar dahil gazete yazdıysa doğrudur diye konuşan Türk halkı günümüzde artık gazete yazdıysa yalandır deme çizgisine geldiyse bu da toplumun basına ilgisizliğinden çok basın mensuplarının toplumun değerlerine saygısızlığını aramak gerek diye düşünüyorum. Değer kaybediyoruz, itibar kaybediyoruz güven kaybediyoruz. En acısı da bu”

‘KONTROL EDİLMEYE BAŞLANDI’

“Bunu tek gazeteciliğin sorunu olarak görmüyorum. Elbette gazetecinin bu güven kaybındaki şahsi kusuru veya camia kusuru en öndedir ama gazeteciyi gerek reklamla gerek elinde bulundurduğu kamu gücüyle gerekse başka unsurlarla; buna isterseniz ideolojik saplantı deyiniz isterseniz cemaat bağı deyin isterseniz cemaatlerin reklamı, kontrol organizasyonu deyin gazeteciyi destekçi veya tetikçi görme zihniyetinin de büyük payı var. Eğer gerçek gazeteciler bunu sağlayamadıysa gerek gazeteciyi kamu kaynaklarıyla beslenen tetikçilerle tavsiye gayreti var. Ben hep şunu söylüyorum; eğer birisinden insanımızın kafasının dışını şekillendirmek istiyorsak yani bir berber dükkânı açacaksa bir insan, 3 imtihana girmesi gerekir. Berberler Odası ve Halk Eğitim Merkezi yönetiminde 3 tane belge alması gerekiyor. Çıraklı Belgesi, Kalfalık Belgesi ve Ustalık Belgesi… Ancak ondan sonra kafamızın dışını değiştirebiliyor. Fakat bir insan kafamızın içini yani beynimizi şekillendirmek için hiçbir imtihana girmeden, birkaç yüz lira bir yerden bulursa, birkaç bin lira da aylık garanti alırsa oturup sövmenin de serbest olduğu saymanın da serbest olduğu, iftiradan istinaden her türlü hakaretin her türlü yalanın serbest olduğu bir internet sitesi kurabiliyor.”

‘OKUMUYORUZ’

“ Okumadan yazanların olduğu bir camia olduk. Başkaları okumayabilir. Ama biz gazetecilerin böyle bir hakkı yok ve olmamalı. Biz, bizi okumasını istediğimiz insanın karşısına okumadan çıkıyoruz. Okumadan yazan arkadaşlarımız var. Hem de köşe yazıyorlar ama okumuyorlar. Ben o arkadaşlarımızın Tanrı vergisi kabiliyetine gıpta ediyorum. Bu mesleğe çok uzun yıllarımı verdim. Yıllardır da hem yazıyorum hem de söyleşilere katılıyorum ama ben okumadan yazmayı başaramıyorum”

‘ESKİ TAT YOK’

“Şimdi bir taraftan Kuran-ı Kerim’e inanıyoruz. Kuran-ı Kerim’in ‘oku-ikra’yla başladığını söylüyoruz. İlahiyatçılar erbabı diyor ki ; ikrayı salt oku diye tercüme edemeyiz, anlayarak oku, idrak ederek oku, anlamanın yolu okumaktan geçer ama Kuran-ı Kerim okumakla yetinmiyor bir de anla diyor, anlamadan yazıyoruz. Bir de şu haber namusu kalmadı.1960’lı-70’li yıllarda ‘Tercüman’ gazetesi çıkardı. Şimdi hala çıkıyor mu bilmiyorum. Rahmetli Kemal Ilıcak’ın Tercüman gazetesi gibi basında önemli zirvelerden birisiydi. Onun logosunda ‘haber kutsal, yorum hürdür’ yazardı. Haber kutsaldır, haberin ahlakı vardır, haber namusu vardır. Haberle oynayamazsınız, haberi görmezlikten gelemezsiniz. Haberi kim için göreceksiniz toplum için ama sıkıntı şu; toplumda ben çok karşılaştım ‘bunu niye yazdın’ diyenler çıkıyor. Niye yazmadın diye değil niye yazdın diye soruyorlar giderek. Haberden toplum rahatsız oluyor. Niye? Çünkü onun yandaşı rahatsız o haberden.”

‘YAPI ESKİDİ’

“Kurumlar çürüyor. Bugün en çok tartışılan kurumlardan birisi ‘yargı’. Yargısının tartışıldığı bir ülkede hangi kurum ayakta kalabilir? Yargı tartışılıyor. Kim tartışıyor? Siyasetçiler tartışıyor. Kanun hükmünde kararname çıkıyor. Hukukçular susuyor, sokaktaki insan konuşuyor. Kanun Hükmünde Kararname çıkıyor, hukuk metnidir bunu hukukçular konuşsun. Anayasa Mahkemesinin kararını siyasetçiler tartışıyor. Hukukçu görmediği dosya üzerine ahkâm kesiyor. Ordu tartışılıyor. Düne kadar peygamber ocağı dediğimiz ordu yıllardır tartışılıyor. Kumpaslar, kumpaslar, kumpaslar. Eğitimimiz hiç konuşulmuyor. Eğitimimiz dibe vurmuş vaziyette, konuşmuyoruz. Nüfusumuz artıyor. Sözde okur-yazarımız artıyor. Tirajlarımız artmıyor. Bakmayın siz tiraj rakamlarına onların çoğu basın-ilan kurumunu yanıltmak için uydurulmuş rakamlar.”

‘BATI ÇOK OKUYOR’

“Maalesef okuyan bir toplum değiliz. Okumuyoruz. O zaman şu gerçeği de kabullenmeliyiz. Okumayanlar, okuyanların verdiği hayat hakkıyla yetinecek. Okuyanların işini görecek. Acı olan bu. Okumayanlar, okuyanların hizmetini görecek. Batı okuyor. Kızalım, kızmayalım bu çözüm değilki. Çare üretmiyoruz, okumuyoruz. Maça kızına gösterdiğimiz ilgiyi, kendi kızımıza göstermiyoruz. Bu kadar net.

‘KİTABA İLGİ AZALDI’

 “ Gençler ülkeyi yönetmek istiyor ama okumak istemiyor bu ilginç. Kitap okumayan insanın mutlaka bir yanı eksik kalır. Ortaokul 1. Sınıfta iken edebiyat öğretmenim Önder Kırlı bana ilk kitabımı hediye etti. Kitabın ismi Beyaz Diş ’ti. Lise yıllarımda sefillerle birlikte dünya klasiklerini okumaya başladım. Kitaplar geçmişle gelecek arasındaki en önemli köprülerdir. Kitaplar geçmişten aydıkları ışıklarla geleceği aydınlatırlar. Bu kadar önemlidir. Ama ne yazık ki yeni nesil bunun farkında değil. Bilgisayar teknolojisi akıllı telefonlar insanları tembelleştiriyor. Kitap yazamayanlar klavye başında efsaneler yazıyor. Yalan yanlış yazılar bilgi kirliliği oluşturuyor”

‘EVDE KİTAP OKUNMALI’

“Birçok insanda olmadığı kadar zengin bir kütüphaneye sahibim. Aldığım her kitap kütüphanemin ne kadar fakir olduğunu bana gösteriyor. Kütüphanede kaç kitabım olduğunu bilmiyorum saymıyorum. Bana sayısı lazım değil. Genelde tarih kitaplarına ağırlık veriyorum. Her okuduğum kitaptan sonra ne çok şey biliyorum değil ne çok şey bilmiyormuşum dedirtiyor. Aileler evde mutlaka kitap okumalılar. Evde eşler kitap okumaya başlasın inanın birkaç gün sonra çocuklarda anne ve babalarından kitap ister. Hayat sadece diploma almaktan ibaret değildir. Okuyan sorgulayan ve doğruyu bulmaya çalışan nesiller bizi geleceği taşır”

İlhan Demircioğlu

Son Güncelleme: 14.01.2018 11:54
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Haber Gündemi
Son Eklenenler

banner171

banner165

sanalbasin.com üyesidir