“Boşanma sancılı bir süreçtir’

Liv Hospital Samsun Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynep Gülçin Yıldırım, boşanmanın sancılı bir süreç olduğunu ve en az yetişkinler kadar çocukların da etkilendiğini söyledi.

“Boşanma sancılı bir süreçtir’

Liv Hospital Samsun Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynep Gülçin Yıldırım, boşanmanın sancılı bir süreç olduğunu ve en az yetişkinler kadar çocukların da etkilendiğini söyledi.

15 Kasım 2017 Çarşamba 13:21
“Boşanma sancılı bir süreçtir’
Samsun Son Haber

Yıldırım, " Her çocuk annesi ve babası ile birlikte yaşamak ister. Ancak evliliğin sürdürülmesinin mümkün olmadığı durumlarda çocuğun etkilenme şiddetinin en aza indirgenebilmesi için bir takım önlemler almak uygun olacaktır. Unutulmamalıdır ki evde sık ve şiddetli tartışmaların varlığı, anne-babanın mutsuz olması gibi durumlar da çocuğu ruhsal açıdan en az boşanma kadar olumsuz etkileyebilmektedir. Boşanma kararının çocuğa anne ve baba tarafından birlikte açıklanması ve bu açıklamanın her iki taraf için de suçlama içeren cümlelerden uzak olması önemlidir.  Anne-babaların bazı durumlarda anlaşamayabilecekleri, kendilerinin de artık anlaşamadıkları, ayrı evlerde yaşayacakları çocuğa anlatılmalıdır. Özellikle küçük çocuklar boşanmalardan kendilerini sorumlu tutma eğiliminde olurlar. Bu nedenle bu kararın alınmasında çocuğun hiçbir suçu olmadığı, onu çok sevdikleri ve sevmeye devam edecekleri, boşanıyor olmalarının sevgilerini etkilemeyeceği, ömür boyu anne ve babası olarak kalacakları özellikle vurgulanmalıdır." dedi.

Dr. Zeynep Gülçin Yıldırım, anne ve babanın çocuk ile ilgili kararları verebilecek düzeyde ilişkilerini sürdürmeleri gerektiğini belirtti. Yıldırım, "  Diğer ebeveyn hakkındaki olumsuz duygu ve düşünceler çocuğun yanında paylaşılmamalıdır. Yine çocuğa öfkelenildiğinde "babasına çekmiş" veya "aynı annen gibisin" gibi ifadelerden mutlak surette kaçınılması gerekir. Çocuğun kiminle yaşayacağı, nerede yaşayacağı, diğer ebeveyni ne sıklıkta göreceği gibi sorular en kısa sürede cevaplanmalı, mümkünse çocuk hayatına aynı evde aynı okulda devam etmelidir. Çocuğun hayatında ne kadar az değişiklik olursa ruhsal açıdan zorlanması da o kadar az olacaktır. Boşanma sürecinde çocuklar ebeveynlerini üzmemek adına duygularını saklama eğiliminde olabilirler. Çocuklara bu süreçte olumsuz duygular hissetmelerinin normal olduğu anlatılmalıdır. Böylece çocuğun duygularını ifade etmesine olanak sağlanmış olur. Aslolan sorunu çözmek değil çocuğun kendisini anlaşılır hissetmesidir. Bu süreçte bazen anne-babalar ruhsal açıdan yeterince güçlü olamayabilir bu nedenle çocuğun duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarını karşılamaları güçleşebilir. Bu noktada anne-babaların mutlaka psikiyatrik destek alması gerekir." diye konuştu.

Boşanma sürecine hazırlanmayan çocuklar güvensizlik, sıkıntı, üzüntü, kaygı ve öfke gibi duygular hissedeceğini belirten Dr. Zeynep Gülçin Yıldırım, şunları söyledi: Gelişimsel özellikleri çocuk ve ergenlerin bu duygularını nasıl yansıttıkları açısından belirleyici olur. Özellikle her iki tarafın birbirini suçladığı, kötü sözlerin ve suçlamaların çocuğa aksettirildiği, yoğun çatışma ve belirsizliklerin yaşandığı boşanmalarda çocuğun öfkesi artabilir. Bu gibi durumlarda özellikle 6 yaşından küçük çocuklarda korkular, yoğun kaygı ve yanındaki ebeveyne yapışma davranışı, uyku bozuklukları, öfke nöbetleri, bebeksi tutum ve davranışlar gibi sorunlar görülebilir. Okul çağındaki çocuklarda ise sinirlilik, saldırganlık, okul başarısında düşme, içe kapanma, korkular, uyku bozuklukları gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlarda bir çocuk psikiyatristi görüşü almak uygun olur. Eğer çocuk sürece uygun şekilde hazırlanır, anne-baba ile ayrı ayrı yeterli süre vakit geçirmeye devam edebilir, anne-baba çocuğa karşı davranışlarını uygun şekilde yönetebilirse boşanma süreci çocuğun ruh sağlığı üzerine olumsuz etki yaratmadan atlatılabilir. Ancak unutulmaması gereken boşanmanın her koşulda bir travma olduğu ve gerekirse yardım alınması gerektiğidir. Birbirlerine duydukları öfke sebebiyle çocuklarını görme ya da ihtiyaçlarını karşılama konusunda zorluk çıkaran ebeveynler en büyük zararı çocuklarına vermektedir.

İlhan Demircioğlu

Son Güncelleme: 15.11.2017 13:24
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.