• DOLAR
    6.2685
  • ALTIN
    242.608
  • EURO
    7.3236
  • BİST
    96604
Samsun 15°
açık
banner186
genel
Seçimden Sonra Tarih Olacak!
03 Haziran 2018 Pazar 17:02

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Şimşek, 'Dolar şu anda kontrol altında. TL'de kayıplar oldu. Değer kaybının dış boyutunda 3 temel trend var.' dedi.

Samsun Son Haber

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Kanal 7 televizyonunda Mehmet Acet'in sunduğu Başkent Kulisi Programı'nda gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, yurtdışında yatırımcılarla yapılan toplantıların ardından kaynak akışının başladığını söyledi. Doların şuanda kontrol altında olduğunu belirten Mehmet Şimşek, "Son birkaç yıldır Türkiye'ye karşı bir kara propaganda var. FETÖ, terör örgütü vs... Seçim sonrasında bunların hepsi tarih olacak" dedi.

 

Mehmet Şimşek'in konuşmasından satırbaşları;

Dolar şuanda kontrol altında. TL'de kayıplar oldu. Bunun bir iç bir de dış boyutu var. Değer kaybının dış boyutunda 3 temel trend var. ABD doları yılbaşından bu yana tüm para birimlerine karşı değer kazandı. İkincisi, küresel olarak faizlerin arttığı bir dönemdeyiz. Üçüncü faktör ise petrol ithal eden ülkelerle ilgili. Petrolün bir anda 80 dolara çıkması TL'nin değer kaybına neden oldu.

KOMPLE TEORİSİ DEĞİL HER ŞEY ORTADA

Bir seçim kararı aldık. Belirsizlik azalıyor. Tekrar reformlarla yoluna devam edecek. Tam bu arada bir kredi derecelendirme kuruluşu notumuzu indirdi. Normalde Ağustos'ta açıklaması gerekiyordu ama erken açıkladılar. Piyasalar kararı olumlu karşılamışken bu kuruluşun açıklaması havayı değiştiriyor. Bunu küresel yatırımcı dikkate alıyor. Para politikasına yönelik tartışmalarda değer kaybında etkili oldu. Son olarak da seçime giden partilerin vaatleri etkili oluyor. Bu vaatlerden en az popüler olan AK Parti'dir. Para politikasından güçlü bir adım attık, iletişim tarafını güçlendirdik. Londra'da çok faydalı görüşmeler yaptık. Bunun arkasından Ficth 25 Türk bankası ile ilgili açıklama yaptı, daha sonra Moody's Türkiye'nin kredi notunu izlemeye aldığını açıkladı. Ben komple teorilerine sığınmıyorum. Ama her şey ortada. 

MALİ DİSİPLİNE DEVAM EDECEĞİZ

Türkiye'ye karşı endişeniz cari açık ve enflasyon ise bu yavaş yavaş düzeliyor. Para politikası ile ilgili endişelerin büyük ölçüde giderildi. Londra'da yatırımcılarla yapılan toplantıların ardından kaynak akışı başladı. Dışarıdan büyük bir talep var. Enflasyon düşüyor, turizm şahlanmış durumda. İç talepte daha makul bir seviyede gidecek. Bu cari açık ve enflasyon yaratmıyor. Bu ekonomide her şeyin rayına oturacağını görüyoruz. Para politikasında sadeleşme sağlandı. Maliye politikasına yönelik endişeler yersiz. Bizim geçmişimiz belli. Biz mali disiplini yine devam ettireceğiz. Yapısal reform ayağında ise uzun bir süredir zaten yapıyoruz. Seçim kararı aldıktan sonra piyasalar olumlu tepki vermişken bir kuruluş notumuzu düşürüyoruz. Biz takdiri halkımıza bırakıyoruz. Aynı gün ABD İran'a bir yaptırım listesi açıkladı, içerisine de bir kaç Türk isim koydu. 

AVRUPA İLE ARAYI 33 PUAN KAPATTIK

Türkiye son 15 yılda ortalama 5.7 büyüdü. Çin, Hindistan gibi ülkeler dışında bu hızda büyüyen başka bir ülke yok. Bu dönemde satın alma paritesinde AB ile arayı 33 puan kapatmış durumdayız. Türkiye, kendisine benzer ülkeler arasında sürdürülebilir büyüme oranı ile TL'de güçlenmeyi sağlayacaktır. 

SEÇİMDEN SONRA TARİH OLACAK

Devlet borcunun milli gelire oranı dünya genelinde yüzde 80 civarında iken Türkiye'de bu oran yüzde 28 civarında. Bu oran 2002'de Türkiye'de yüzde 78'idi.  Son birkaç yıldır Türkiye'ye karşı bir kara propaganda var. Dışarıdakiler de bunu söylüyor, aslında Türkiye'nin çok ciddi çözülemeyecek bir sorunu yok. Fakat FETÖ, bölücü terör örgütü ve Türkiye ile rekabet içinde olan menfaatleri çatışan birçok kesim tarafından ülke, ciddi şekilde dışarıdan kara propaganda ve algı ile gerçeklik arasında farkı büyütecek bir sürecin içine sokuluyor. Allah'ın izni ile seçim sonrasında bunların hepsi tarih olacak. Çünkü 5 yıllık yeni bir dönem başlayacak. O 5 yılda milletin iradesi en güçlü bir şekilde Meclis'e, doğrudan doğruya hükümete ve dolaylı olarak yargıya yansımış olacak. Bizim gördüğümüz resim, anketlerden gördüğümüz kadarıyla milletimiz istikrardan yana. Ama önemli ölçüde de milli menfaatlerimizi koruyacak bölgesel ve küresel anlamda Türkiye'yi güçlendirecek bir sonuç olmalı, o da Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti hükümetinin iktidarda kalması.

EMEKLİYE İKRAMİYE

Popilizm aslında bir tuzaktır. Benim prensip olarak ülkenin kendi imkanları içerisinde yoluna devam etmesini tercih etmişimdir. 2015 yılında CHP'nin emekliye ikramiye konusunu gündeme getirdiğinde biz bütün beyannamelerini inledik ve 180 milyara yakın bir vaat listeye tepki göstermiştim. 22 milyar TL olarak görünüyor. Üzerine 65 yaş aylığı ile 24, ek göstergelerle birlikte toplam 27-30 milyar TL'ye denk geliyor. Yani milli gelirin yüzde biri bile değil. Şuanda muhalefet partilerini vaatlerini inceliyoruz ve rakamların 200-400 milyarları bulduğunu görüyoruz. Muhalefetin vaatlerinin oranı ise milli gelire oranı yüzde 10 civarında. Vaatlerde bulunurken bunların kaynağının da ortaya koymak gerekiyor. Harcama kesintisi yapmak en büyük kaynaktır. Devlet büyütülmez. Bunun için bakanlık sayısın düşüyor bu da harcamaları düşürecek. Vergiyi artırmadan tabana yaymak. 

TÜRKİYE EN AZ BORÇLU ÜLKELER ARASINDA

Türkiye'nin bütün borcu, vatandaşın, bankaların, reel sektörün, devletin bütün borcunun milli gelire oranı yüzde 142. Bize benzer gelişmekte olan ülkelerde bu oran yüzde 211, gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 390. Dolayısıyla Türkiye gelişmekte olan ülkeler ve gelişmiş ülkelere göre en az borçlu ülkeler arasında. Türkiye yüksek borçlu ülke değildir. Devletin bütün kamu borcunun milli gelire oranı brüt olarak yüzde 28, net olarak yüzde 8,5. Gelişmekte olan ülkelerde bu oran yüzde 49, bütün dünyada bu ortalama yüzde 82. Biz dünyaya göre üçte bir borçluyuz. Devletin aşırı borçlu olduğunu iddia edemezsiniz, kim iddia ediyorsa rakamları okumasını bilmiyordur ya da yalan yanlış bilgilerle siyaset yapıyordur."

Özel sektörün borcunun milli gelire oranı Türkiye'de yüzde 68, bu oran dünyada ortalama yüzde 87. Gelişmiş ülkelerde çok daha fazla, reel sektörün borcunun yarısı döviz cinsinden, o yarısının yarısı da Türk bankalarına dövize endeksli. Aslında durum öyle iddia edildiği kadar vahim değil, ama reel sektörün borçluluk oranı biraz yüksek. Dış borcun toplamının milli gelire oranı yüzde 53, bunun 37 puanı özel sektör borcu ama özel sektörün borcuna bakmak doğru bir yaklaşım değil, çünkü bunların varlıkları da var. Türk şirketlerine varlıklarıyla birlikte bakmak lazım. Borç meselesinde samimi bir şekilde rakamlara bakmak istiyorlarsa şunu görecekler, Türkiye genel olarak en az borçlu ülkeler arasında. Türkiye, hanehalkı ve devletin bilançosu bakımından en güçlü ülkeler arasında. Türkiye Cumhuriyeti devletinin bütün döviz varlıkları döviz borçlarından daha fazla, biz dünyadan alacaklıyız, uzun zamandır öyleyiz. Dolayısıyla iddia edildiği gibi devlet borç batağında falan değil, devlet Cumhuriyet tarihinin en sağlam dönemini yaşıyor.

Anahtar Kelimeler:
Mehmet ŞimşekDolarTL
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Haber Gündemi
Son Eklenenler

banner171

banner165

sanalbasin.com üyesidir